| - Eski bir tahiI türü. Soya sütüyle nefis olur. - Soya sütü. | Open Subtitles | ـ حبوب قديمة طعمها لذيذ مع حليب الصويا ـ حليب الصويا |
| Buzdolabı anne sütüyle doldurulmuş şişelerle dolu. | Open Subtitles | الثلاجة مليئة بزجاجات حليب الصدر الطبيعي |
| Ilık keçi sütüyle içmesini sağla. | Open Subtitles | تأكد من انه يأخذهم مع بعض من حليب الماعز الدافئ |
| Kafeinsiz kahve, koyu kavrulmuş sert kavrulmuş var tam yağlı sütle, az yağlı sütle, soya sütüyle var, şeker, bal ve türevleri de var. | Open Subtitles | لدينا قهوة فرنسية وداكنة مع حليب قليل الدسم وكامل الدسم أو بدون حليب السُكّر، عسل، ومُحلّي صناعي. |
| Bu, anne sütüyle beslenen bir bebek için harika ancak hepimiz biliyoruz ki tüm bebekler anne sütüyle beslenmiyor. | TED | هذا عظيم للأطفال الذين يرضعون من ثدي الأم، لكننا نعلم أن ليس جميع الأطفال يرضعون من ثدي الأم. |
| Öyleyse, bu anne sütüyle beslenmemiş bebeklerin de bağırsak mikrobiyotasını bozacak tarzda yıkıcı olaylara maruz kaldıktan sonra mikrobiyota gelişimlerini onarmalarını nasıl garanti altına alabiliriz? | TED | لذلك ما يجب علينا فعله لنتأكد أن هؤلاء الأطفال الذين لايرضعون من ثدي الأم قد يستعيدون تطور ميكروباتهم بعد مجابهة مجريات حياتهم المبكرة المدمرة هذا قد يدمر تطور ميكروباتهم الهضمية؟ |
| Anne sütüyle ilgili konuştuğumuz sırada bebek konusu da açılıverdi haliyle. | Open Subtitles | حسنُ, في وسط محادثه عن حليب الأم موضوع الطفل طرأ في المحادثه, تخيل هذا |
| Lama sütüyle kanı karıştırıp bize içirdiklerinde kullandılar bu kelimeyi. Ne olur anlamı süt olsun. | Open Subtitles | كانوا يستخدمونها عندما كانوا يطعموننا حليب اللاما المختلط بالدم |
| Dişi yunuslar yavrularını... ...anne sütüyle yağın içinden... ...PCB lerle geçirirler... ...ve yavrularını kurtarmazlar. | TED | إن هؤلاء الإناث ينقلون "البي سي بي" عن طريق الدهن في حليب الأم إلى صغارهم. و صغارهم لا ينجون. |
| Tek bir batında doğan 8 yavru annelerinin zengin sütüyle beslenip birkaç haftada çiftleşecek duruma gelebilir. | Open Subtitles | وهى تنجب فى حدود ثمانية صغار فى كل إنجاب يتغذون على حليب أمّهم الوفير ويبلغون فى أسابيع قليله فقط ... |
| sütüyle beni besledi. | Open Subtitles | حليب من الذي غذّي جسمي الضعيف؟ |
| Ayrıca anne sütüyle geçme durumu da söz konusu değil. | Open Subtitles | وأقل بكثير من ان ينقل من حليب الأم. |
| Bu gece bu adamı aslan sütüyle devireceğiz. | Open Subtitles | الليلة، نقتل هذا الرجل مع حليب الأسد -نخبك، انس الأمر -نخبك |
| İki ciğerin de zarar görmüş ama koç sütüyle beslenirsen günde 4 mil yürürsen ve hava güzel olduğunda dışarıda uyursan... | Open Subtitles | الرئتان مصابتان ولكن مع التزامك بنظام غذائي صارم من حليب الماعز السير 4 أميال في اليوم والنوم في الخلاء عندما يكون المكان مناسبًا |
| Anne sütüyle. | TED | إنها حليب الأم. |
| Benim keçilerimin sütüyle büyüdü. | Open Subtitles | لقد تربت على حليب ماعزى. |
| - Hindistan cevizi sütüyle mi? | Open Subtitles | ماذا كأس من حليب جوز الهند ؟ |
| Bu konuşmadan hatırlamanızı istediğim şey, evet, vajinal yolla doğan ve anne sütüyle beslenen bebekler bizim evrimle alıştığımız mikrobiyotaya sahip. Ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda olumsuz sonuçları azaltmanın yolları var. | TED | ما أتمنى أن تتذكروا من هذه المحادثة هو نعم، الأطفال المولودون طبيعياّ ويرضعون من ثدي الأم لديهم ميكروبات قد تطورت لتتلاءم معهم، لكن في الحالات غير الممكنة، هذا يعني تقليل الآثار الصحية السلبية. |