| Şiddet dolu durumdan dolayı, iki saat önce Sıkıyönetim ilan edildi. | Open Subtitles | ونظراً للحالة السيئة، تم إعلان الأحكام العرفية منذ ساعتين. |
| CPS Sıkıyönetim ilan etti. | Open Subtitles | لقد أعلن مركز الشرطة الأحكام العرفية لتوّه |
| ABD Sıkıyönetim altında, sen bir yerlerdeki Hamptons tahtında köylülerin pasta yemesine izin vereceksin yani? | Open Subtitles | أن تكون الولايات المتحدة تحت الأحكام العرفية و أنتِ تجلسين على العرش في مكان ما تاركة الفلاحين يأكلون الكعكة؟ |
| - Hükümete egemen olup, Sıkıyönetim mi ilan etmeyi planlıyorsunuz? | Open Subtitles | هل تخططين للاعلان عن الحكم العسكري ؟ تسيطرين على الحكومة؟ |
| Ve Tanrı adına, mecbur kalırsam bu ülkeyi Sıkıyönetim altına alırım. | Open Subtitles | وليساعدني الرب ، فسأضع هذا البلد تحت الحكم العرفي لو اضطررت لهذا |
| General Taylor Sıkıyönetim ilan etti. | Open Subtitles | جنرال "تايلور" اعلن الاحكام العرفيه منذ ساعه |
| Sıkıyönetim yürürlüktedir. | Open Subtitles | قانون الجيش جاري تنفيذه |
| Birçok hükümet Sıkıyönetim ilan etti. | Open Subtitles | "العديد من الحكومات أعلنت الأحكام العرفيّة" |
| Sıkıyönetim, ev kuralları gibidir, ama herkes için olanı. | Open Subtitles | الأحكام العرفية مثل قوانين البيت ولكنها تطبق على الجميع. |
| Amerika ve Kanada da dahil olmak üzere... 28 ülkede Sıkıyönetim ilan edildi. | Open Subtitles | أعلان تطبيق الأحكام العرفية في 28 دولة ومن ضمنها الولايات المتحدة وكندا. |
| Şu anki konsey başkanı olarak, toplumumuza yönelik tüm tehditlerin ortadan kalktığına ikna olana dek, Sıkıyönetim ilan ettim. | Open Subtitles | لقد مارست حقي كرئيس مجلس يتصرف لإعلان الأحكام العرفية حتى أثق بأن أي تهديد لأمننا تمّ القضاء عليه |
| Sıkıyönetim uygulaması ve anayasal hakları askıya alması haricinde. | Open Subtitles | عدا أنها فرضت الأحكام العرفية وعلّقت الحقوق الدستورية |
| Yani ruhsatlı bir silahınız varsa bir Sıkıyönetim halinde hükümet tarafından düşman olarak hedef alınacaksınız. | Open Subtitles | إذا ملكت سلاح مرخص ستكون في الواقع هدفاً كعدو من قبل حكومتك كما هو الحال أثناء فرض الأحكام العرفية |
| Bildiğin üzere, Sıkıyönetim şartları ve Göç Tüzüğü bana, cezan konusunda serbestlik ve en yüksek derecede yetki verdi. | Open Subtitles | كما تعلمون، شروط الأحكام العرفية وميثاق الخروج يمنحاني كُلًا من حرية التصرف والسلطة العليا في تحديد عقابك |
| ABD hükümeti kendi halkını Sıkıyönetim ilan edebilmek için zehirliyor. | Open Subtitles | الحكومة الأمريكية تسمم شعبها كذريعة. لإعلان قانون الأحكام العرفية. |
| Sayın Başkan, Sıkıyönetim sadece son çare olarak hazırlanmıştır. | Open Subtitles | القانون العسكري لا ينفع إلا إذا كان اخر ما لدينا |
| Beyaz Saray memurları, tam ölçekli Sıkıyönetim ilanı karşısında donakalırken, buradaki manzara, bunun gerçekliğini doğruluyor. | Open Subtitles | بينما صرح مسؤلوا البيت الأبيض بإيجاز عن فرض واسع النطاق للقانون العسكري |
| Sıkıyönetim dolayısıyla zaten orada bulunan askeri birimlerin... durumla ilgilenmesinin, Başkan'a daha çok güven verdiğine eminim. | Open Subtitles | أنا واثق أن الرئيس لديه الثقة بفرق الجيش المتواجدة في المكان بسبب القانون العسكري |
| Sıkıyönetim ilanı uyarınca aşağıdaki haklar geçici olarak askıya alınmıştır. | Open Subtitles | بمرسوم طبقاً للحكم العرفي القوانين الآتية تم تعديلها مؤقتاً |
| Sıkıyönetim tehdidiniz birilerini fena kızdırmışa benziyor. | Open Subtitles | يبدو أنك تحميّهم عندما قمت بتهديد الحكم العرفي. |
| Charleston, şu anda Sıkıyönetim altında. | Open Subtitles | وتشارلستون الان تحت الاحكام العرفيه |
| Sıkıyönetim yürürlüktedir. | Open Subtitles | قانون الجيش جاري تنفيذه |
| Jeanine'in konseyden Sıkıyönetim ilân etmesini talep etmek için bir sebebe ihtiyacı vardı. | Open Subtitles | واحتاجت (جينين) سبباً لتقديم التماس للمجلس حتى يتمكنوا من إعلان الأحكام العرفيّة |