| Sanrıları olan yardıma muhtaç birisi o... siz buna karışana dek yardım alıyordu. | Open Subtitles | أوهام رجل يحتاج للمساعدة كان يحصل عليها إلى ان تدخلت |
| Zulme uğramışların travma sonrasındaki Sanrıları, sıra dışı bir durum değildir. | Open Subtitles | إن أوهام الإضطهاد شائعة بعد الصدمة |
| Sanrıları vardı. | Open Subtitles | . كانت لديه أوهام |
| Evet, günlüğü de gösteriyor ki, şiddetli psikotik Sanrıları var kendisi Kayıkçı, Hades'in Kayıkçı'sı ruhları Styx nehrinden taşıyan adam olarak görüyor. | Open Subtitles | أجل، المفكرة تبين أنهُ يعاني من أوهام نفسية عميقة يعتقد أنهُ (خارون)، ملاح الرب (هاديس) الذي يقوم بنقل الارواح عبر نهر (ستكس) |