| Bir çeşit biyolojik savunma mekanizması. | Open Subtitles | نوعًا ما من آلية دفاعية بيولوجية |
| savunma mekanizması. | Open Subtitles | إنها آلية دفاعية |
| Yaklaşık üç milyar yıl önce, bakteriler viral enfeksiyona karşı bir savunma mekanizması geliştirdi. | TED | لذلك قبل حوالي ثلاثة مليارات سنة، طورت البكتيريا آلية دفاع لتكافح العدوى الفيروسية. |
| Başkalarının seni yargılamasını önlemek için geliştirmiş olduğun bir savunma mekanizması olabilir. | Open Subtitles | قد تكون آلية دفاع لكى تمنع الاخرين من الحُكم عليك |
| Sanırım bunu savunma mekanizması refleksiyle söyledim işte çünkü benim yakınlaşma korkum var. | Open Subtitles | أعتقد أني قلت ذلك كأسلوب دفاعي لأن لدي خوف من الحميمية أسلوب دفاعي؟ |
| Kesin olmasa da uyku halinin bir savunma mekanizması olduğu kanaatindeyiz. | Open Subtitles | نظرية افتراضنا هي أن هذا السبات قد يكون آلية للدفاع |
| Şehirdeki her savunma mekanizması sekiz saat içinde ortadan kaldırıldı. | Open Subtitles | كل ميكانيكة دفاع في هذه المدينة قد محي من الوجود في غضون ثمان ساعات فقط |
| Kendini küçümsemeyi, tatlım. Bu bir savunma mekanizması. | Open Subtitles | التقليل من قدركِ يا عزيزتي ، تلك آلية الدفاع |
| R75 oldukça ilginç bir savunma mekanizması da sergiliyor. | Open Subtitles | تظهر "آر75" أيضاً آلية دفاعية مثيرة للاهتمام... |
| O yüzden kendine birkaç savunma mekanizması kurmuş. | Open Subtitles | لذا فقد كوّن آلية دفاعية |
| Bu bir savunma mekanizması mı sence? | Open Subtitles | هل تعتقدين أنها آلية دفاعية ؟ |
| Bu bir savunma mekanizması. | Open Subtitles | بل هو آلية دفاعية. |
| En iyi dostumu savunma mekanizması olmadan bırakacağımı mı sandın sahiden? Doktor, ne oldu? | Open Subtitles | ولكن حقا هل ظننت أني سأترك أعز صديقة لي بدون آلية دفاع - دكتور ماذا حدث - |
| Kendini savunma mekanizması olmalı. | Open Subtitles | لابد أن لديه آلية دفاع ذاتي |
| Pardon, barmen savunma mekanizması devreye girmiş. | Open Subtitles | آسف آلية دفاع سقاة البارات |
| Evet, acayip kırıcı bir savunma mekanizması. | Open Subtitles | صحيح، آلية دفاع جد عدائية |
| O zamanlar, mizahı savunma mekanizması olarak kullanıyordum. | Open Subtitles | نعم, في هذا الوقت استخدمت المرح كنظام دفاعي |
| Hadi ama Daniel, Psikolojiye girişten hatırla. Bu bir savunma mekanizması. | Open Subtitles | بحقك يا (دانيال)، إنها من أولويات علم النفس، إنه أسلوب دفاعي. |
| Bu bir savunma mekanizması. | Open Subtitles | إنها آلية للدفاع |
| - Biliyorsun Freud, dövmelerin savunma mekanizması olduğu varsayımında bulunmuştu iç travmayı dışsallaştırmanın bir yolu. | Open Subtitles | انت تعرف فرويد) افترض أن الوشم) هو آلية للدفاع طريقة لإخراج بعض الصدمات الداخلية |
| Şehirdeki her savunma mekanizması sekiz saat içinde ortadan kaldırıldı. | Open Subtitles | كل ميكانيكة دفاع في هذه المدينة قد محي من الوجود في غضون ثمان ساعات فقط |
| Bu savunma mekanizması şimdi CRISPR olarak biliniyor. | TED | وتعرفُ آلية الدفاع تلك الآن كتقنية كريسبر (CRISPR). |