| Sabaha seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | سيكون بأنتظارك غدا صباحا |
| Simon akşam terminalde son otobüse binmek için seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | (سيمون) سيكون بأنتظارك الليلة في مواقف الحافلأت |
| Kapı açıldığında adamlarım seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | رجالي سينتظرون ريثما يفتح الباب |
| Kapı açıldığında adamlarım seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | رجالي سينتظرون ريثما يفتح الباب |
| Orada 3.000 kişilik karşılama komitesi seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | ستجد لجنة ترحيب مؤلفة من 3000 رجل هناك في أنتظارك. |
| Orada 3.000 kişilik karşılama komitesi seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | ستجد لجنة ترحيب مؤلفة من 3000 رجل هناك في أنتظارك. |
| Döndüğünde görevin seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | يا عزيزتي خذي ما تحتاجيه من الوقت لأنه عندما تنتهين فسوف نكون هنا بانتظارك |
| Ya bir anahtar ya da utanç seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | إما أن تستلمي مفتاح أو سيكون بانتظارك عار أبيض مثير |
| Eve vardığında seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | ستكون في انتظارك لما تعود للديار. |
| Sence öbür tarafta Tanrı seni bekliyor olacak mı? | Open Subtitles | -هل تظن انها ستنتظرك على الجانب الاخر؟ |
| Unalaq seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | أونولاك سيكون بأنتظارك |
| Çünkü bu iyi bir şey ve iyi şeyler her zaman seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | لأن هذا شيء جيد والأشياء الجيّدة ستظل هنا بانتظارك |
| Güvenli bir yere koyacağız ve çıktığında seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | -كيف ؟ -تضعه في مكان آمن و سيكون بانتظارك عند خروجك |
| Yoksa hastalıklar seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | و إلا المصائب ستكون في انتظارك. |
| Öbür tarafta seni bekliyor olacak. | Open Subtitles | ستنتظرك بالجهة الأخرى |