| Bebi bir aile olarak kabul et yada etme, Senin için buradayım. | Open Subtitles | وعما إذا كنت تقبلى بى كعائلة او لا، أنا هنا من أجلك |
| Senin için buradayım sışarıda konuşalım zamanım yok endişeli misin? | Open Subtitles | أنا هنا من أجلك لنتحدث في الخارج ليس لدي وقت |
| Biliyorsun, seni rahatsız eden bir şey varsa ben Senin için buradayım, tamam mı? | Open Subtitles | الآن ، تعلمين ، إذا كان هناك ما يضايقك أنا هنا من أجلك ، حسن؟ |
| Ben Senin için buradayım, sen bakmıyorsun bile. | Open Subtitles | أنت أعمى أنا هنا لأجلك ، ولكنك لا تنظرإلي |
| Bak, bana ihtiyacın olduğu sürece Senin için buradayım, tamam mı? | Open Subtitles | اسمعي، أنا هنا من أجلكِ طالما أنّكِ تحتاجينني |
| Yani, ayaklarını falan gıdıklamayacağım ama Senin için buradayım. | Open Subtitles | اعني ان لن ادغدغ اصابع قدمك او اي شيء اخر ولكن ان هنا من اجلك |
| Ben Senin için buradayım, çoğu baba değil. | Open Subtitles | أنا هنا لأجلكِ والكثير من الآباء ليسوا كذلك |
| Neye ihtiyacın varsa, Senin için buradayım. | Open Subtitles | أنت يُمْكِنُ أَنْ تَبْكي. مهما تَحتاجُ، أَنا هنا لَك. |
| Bak, burada hepimiz gerginiz, ama konuşmalısın, Senin için buradayım. | Open Subtitles | أنظر، جميعناً مجهدون هنا ولكن عليك أن تتحدث، أنا هنا من أجلك |
| Terapistin olarak Senin için buradayım April. | Open Subtitles | أنا هنا من أجلك يا آبريل، كطبيبكِ النفسي |
| Julia, ne olursa olsun Senin için buradayım, ama... | Open Subtitles | جوليا .. أنا هنا من أجلك مهما كانت الظروف ولكن |
| Hayır tatlım, Senin için buradayım. Anlat bana. | Open Subtitles | . لا، يا عزيزي، أنا هنا من أجلك . لتحدث معي |
| Senin için buradayım ama bence biri de senin fotoğrafını çekmeli. | Open Subtitles | أنا هنا من أجلك, ولكني أعتقد انه يجدر بشخصٍ أخذ صورة لكِ |
| # Kusmaya hazırsan # # Senin için buradayım. # | Open Subtitles | أنا هنا من أجلك ? ? إذا كنت مستعدا لتقيأ ? |
| Senin için buradayım bebeğim! Ne istersen bebeğim! | Open Subtitles | أنا هنا لأجلك يا عزيزتي أي شيء تريدينه يا عزيزتي |
| Her neyse neye ihtiyacın olursa Senin için buradayım, bil istedim. | Open Subtitles | حسناً كل ما تحتاجينه اعلمي فحسب أنا هنا لأجلك |
| "Hey, hazır olduğunda, Senin için buradayım." | TED | " يا رجل، أنا هنا لأجلك متى ما كنت على استعداد " |
| - Senin için buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا من أجلكِ |
| Senin için buradayım, Anna. | Open Subtitles | أنا هنا من أجلكِ. |
| Bunların hepsine tümden karşı olsam da şunu bilmeni istiyorum ki ne olursa olsun Senin için buradayım. | Open Subtitles | الآن، على الرغم من أنى لا أتفق مع كل هذا أريدك أن تعرفى أنا هنا من اجلك مهما حدث |
| Yolun her adımında Senin için buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا لأجلكِ منذ الأن وإلى الأبد |
| "Çok üzgünüm" ve "Senin için buradayım" dan başka ne söylenir ki telesekretere. | Open Subtitles | الذي تَقُولُ على a بريد صوتي ما عدا "آسف جداً" و"أَنا هنا لَك"؟ |
| Bu iyi, çünkü sadece Senin için buradayım. | Open Subtitles | حسناً ، هذا جيد لإنني أتواجد هُنا من أجلك فقط |
| Bak, Senin için buradayım. | Open Subtitles | أنا هنا بسببك |
| Senin için buradayım... Sana yardım etmek için.. | Open Subtitles | انا هنا لأجلك لأساعدك |
| Senin için buradayım ve emzirmeni rahat rahat seyredeceğim. | Open Subtitles | انا هنا لاجلك وسوف ارتاح حين اشاهدك ترضعينه |
| Senin için buradayım. Neye ihtiyacın olursa olsun. | Open Subtitles | و انا هنا من أجلك أيّ شئ تريده . |