| Param ve seninle çalışmaya hazır insanlarım var. | Open Subtitles | لديّ التمويل والأشخاص المستعدّين للعمل معك |
| seninle çalışmaya can atan kâr amacı gütmeyen kuruluşlar var. | Open Subtitles | هناك منظمات غير ربحية ومنظمات غير حكومية تتحرق شوقاً للعمل معك |
| seninle çalışmaya devam etmek için gerekeni yaptım. | Open Subtitles | فعلتُ مايتوجّب علي فِعله لأستمر في العمل معكِ. |
| Daha önce evlenip evlenmediğimizden bahsediyorduk ve o evlenmediğini söylediğinde, bu seninle çalışmaya başlamadan önce fark edebileceğim bir şey değildi ama yalan söylediğine yemin edebilirim. | Open Subtitles | حول أكنا متزوجين أم لا وعندما قال بأنه ما كان متزوجاً وهذا ليس بشيءا لم أكن لألاحظ ذلك قبل أن أعمل معك |
| Sende kargo bölümünde duran bir tane var ama yine de seninle çalışmaya istekliyim. | Open Subtitles | لديك مجموعة واحدة في عنبر الشحن الخاص بسفينتك ولكنني ما زلت آمل أن أعمل معك |
| İnsanlar seninle çalışmaya hevesli. | Open Subtitles | هناك أشخاص يتحرقون شوقاً للعمل معك |
| seninle çalışmaya sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | أتطلع للعمل معك |
| Roger Ultra'da seninle çalışmaya başlamadan önce iyiydi. | Open Subtitles | قبل أن يذهب (روجر) للعمل معك في (أولترا)، كان بخير. |
| - Ben de seninle çalışmaya başlamak için ölüyorum! | Open Subtitles | أنا أحتضر لا أطيق الانتظار حتى أعمل معك أيضاً |
| Seninle çalışmak istiyorum. seninle çalışmaya ihtiyacım var. | Open Subtitles | أنا فقط أريد أن أعمل معك أحتاج أن أعمل معك. |
| Beni seninle çalışmaya gönderdiler. | Open Subtitles | إنهم أرسلوني إلى هُنا كي أعمل معك. |