| Üstüne biraz siyah zeytin konulmuş sadece küçük bir Meksika mezesi. | Open Subtitles | انها مجرد أطعمة نباتية صغيرة مع بعض الزيتون الأسود في الأعلى |
| Dışarıda hiç siyah zeytin kalmamış, yani yeşillerden aldım ve soya sosu. | Open Subtitles | نفذ الزيتون الأسود من كل مكان لذلك جلبت زيتوناً اخضر وصلصة الصويا |
| İki kilo siyah zeytin, Bu da mı tenekede? | Open Subtitles | اربع باوند من الزيتون الأسود هذا شي اساسي او طبيعي ؟ |
| Ama dondurmamız yoktu bu da sadece mayonez ve siyah zeytin. | Open Subtitles | لكن ليس لدينا أي مثلجات إذن فهذا مايونيز وزيتون أسود |
| Mozzarella peyniri, küçük bir siyah zeytin korkutucu kanlı görünüş için de gıda boyası. | Open Subtitles | إنها موزاريلا ، وزيتون أسود صغير ولمسة من ملونات الطعام تُعطيها شكل مُخيف |
| Israrcı, açgözlü ve siyah zeytin dışında her şeyi yiyecek bir tanıdığın var mı? | Open Subtitles | من الذي تعرفه نهماً دوماً ؟ و يأكل كل شيءٍ عدا الزيتون الأسود ؟ |
| Başka neyimiz var? - siyah zeytin var elimizde. | Open Subtitles | لدي علبة من الزيتون الأسود كامل الحبة |
| Tamamlamak için de siyah zeytin. | Open Subtitles | وزيتون أسود لضبط المزاج |