| Evet adı Nina Skinner'mış 6 yıl önce İlk Şafak Kilisesi'ne katılınca değiştirmiş. | Open Subtitles | غارسيا,قلت ان الضحية الاخيرة فلوريسا,غيرت اسمها؟ نعم,اسمها كان نينا سكينر و لقد غيرته |
| Komiser Skinner'ın ölüm sebebi kendi kafasına sıktığı kurşun yüzünden. | Open Subtitles | سبب موت الملازم سكينر كان طلق ناري ذاتي موجه للرأس |
| Peki Skinner onun CIA'in 7. katını dinleyen bir casus olabileceğini biliyor mu? | Open Subtitles | حسنا, هل سكينر يعلم؟ أن لدينا جاسوس اجنبي من المحتمل استرق السمع ؟ |
| Skinner seni uzaklaştırmış, konuşmamızı yasaklamış ve seni binadan men etmiş. | Open Subtitles | سكينر علق عملك حرمنا من التكلم معك, ومنعك من دخول البناية |
| Bay Skinner ve Bay Slavin, buna ben karar vereceğim. | Open Subtitles | سّيد سكنر وسّيد سولفان .دعا ذلك يكون من اختياري |
| Khaled, Juno Skinner'e 2 milyon dolarlık bir ödeme yapmış. | Open Subtitles | هناك 2 مليون دولار تم دفعها من خالد الى جونو سكينر |
| Khaled, Juno Skinner'e 2 milyon dolarlık bir ödeme yapmış. | Open Subtitles | هناك 2 مليون دولار تم دفعها من خالد الى جونو سكينر |
| Elinde kart yoksa poker oynayamazsın Bay Skinner. | Open Subtitles | لا يمكنك لعب البوكر إذا لم تكن عقد أي بطاقات ، والسيد سكينر. |
| Böyle yüksek bir ahlaki temelle rahat edemezdim, Bay Skinner. | Open Subtitles | لن أكون مرتاحاً لأخلاقياتك العالية, سيد سكينر. |
| - Öyle çekip gitmenin kolay olmadığını anlayacaksınız, Bay Skinner. | Open Subtitles | ستجد أن الأمر ليس سهلاً للهرب منه, سيد سكينر. |
| Bana bilgi almak üzere geldiniz, Bay Skinner, ama bana hala bu konuda ne bildiğinizi anlatmadınız. | Open Subtitles | لقد أتيت لي طالباً المعلومات, سيد سكينر, لكنك لم تخبرني بعد ما الذي تعرفه عن هذا. |
| Bunun arkasında kimin olduğunu biliyorsanız, söylemek zorundasınız Bay Skinner. | Open Subtitles | إذا كنت تعرف من وراء هذا, يجب أن تتقدّم, سيد سكينر. |
| Yüzüme doğrultulan ilk silah sizinki değil, Bay Skinner. | Open Subtitles | الذي لك, هو ليس المسدس الوحيد الذي وُجِّه إلى وجهي, سيد سكينر. |
| Skinner'ın görülecek herşeyi görüp görmediğini bilmek isteyecektir. | Open Subtitles | سوف يرغب بمعرفة إذا رأى سكينر كل ما يلزم رؤيته. |
| Müdür Skinner, balo yapabilir miyiz? | Open Subtitles | نعم, سيدي المدير سكينر هل يمكن أن يمون لدينا رقص بدلا من قطف التفاح؟ |
| Sevgili Bay Skinner, Adim Shaun Brumder... ve sizin tam bir dahi olduğunuzu düşünüyorum. | Open Subtitles | عزيزى السيد سكينر إسمى شون بروندر وأعتقد أنك عبقرى فذ |
| "Sevgili Bay Skinner, Size tüm akıllı sözlerinize. | Open Subtitles | عزيزى السيد سكينر أنا أكتب لك لأقول لك شكراً |
| En iyi öğrencisini göstermek istediği için Müdür Skinner'ı suçlayamazsınız. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تلوم المدير سكينر لأنه أراد أن يظهر أفضل طالبة لديه |
| Gerçek Henry Skinner gerçek dünyadan öyle korkardı ki inzivaya çekildi, sonu yalnız ve sevgisiz oldu. | Open Subtitles | هنري سكينر الحقيقي كان رجل جبان يخشى الخروج الى العالم الحقيقي انه تراجع عن الحياة و تفرغ للشراب |
| Oh, anlıyorum. eğer tanıklık yaparsan, Skinner okuldan kaçtığını öğrenecek. | Open Subtitles | فهمت ، إن شهدت فسيعرف (سكنر) انك تغيبت عن المدرسة |
| Müdür Skinner, biraz sabuu'ya ihtiyacım var. | Open Subtitles | أيها المدير سكنر: أحتاج إلى أحذية |
| Joanne Skinner, Allah aşkına ne düşünüyordun? | Open Subtitles | جوان سكيينر ؟ ماذا كنت تفكر بحق الجحيم ؟ |
| Skinner ve ufak ço ... | Open Subtitles | يلزم آن آذهب لغرفة الأولاد الصغار |
| Aramızda kalsın, sanırım Patterson, Skinner'a gitti ve bu vakaya Mulder'ın görevlendirilmesini istedi. | Open Subtitles | بينك وبيني، أعتقد ذهب باتيرسون إلى سكيننير و مولدر المطلوب على هذه الحالة. |
| Ajan Mulder, ben Skinner. | Open Subtitles | الوكيل مولدر، هو مساعد المدير سكيننير. |
| Çabuk doktor Skinner'i buraya çağır. | Open Subtitles | توقفي عن البكاء أحضري الدكتور "سكينير" وخذيه إلى الغرفة الصغيرة الخلفية |