| Hayır, hayır. Bu somurtkan emocu tarzdan vazgeç tamam mı? | Open Subtitles | كلا، توقّف عن العبوس كجماعات الإيمو اللعينة، حسنًا؟ |
| Mazideki o somurtkan çocuk değil babamın uzun zamandır olmamı istediği adamım artık. | Open Subtitles | -أمر استحققته لم أعد "الفتى العبوس" من الماضي، بل الرجل الذي كان يريدني أن أكونه أبي دومًا |
| Söyle bakalım somurtkan Ayı. Kafamın yanındaki şeyleri görüyor musun? | Open Subtitles | هيّا يا حادّة الطباع, أترين تلك الأشياء الصغيرة على جوانب رأسي؟ |
| somurtkan bir Kraliçe resmi. | Open Subtitles | صورة ملكة حادّة الطباع |
| Gerçek bir somurtkan ve kendini beğenmiş. | Open Subtitles | مزعج للغاية وعصبي جدًا ومغترّ بنفسه |
| Gerçek bir somurtkan ve kendini beğenmiş. | Open Subtitles | مزعج للغاية وعصبي جدًا ومغترّ بنفسه |
| Bunalımlı ve somurtkan. | Open Subtitles | محبط و متجهم |
| somurtkan, neden sen başlamıyorsun? | Open Subtitles | (غرامبي)، لمَ لا تبدأ؟ |
| Görünüşe göre, "aşık" Dorrit babamın gözünde hala somurtkan. | Open Subtitles | من الواضح أن (دوريت) الواقعة بالحب بنفس القدر من العبوس مع أبي ، كما كانت دائما |
| somurtkan bir Kraliçe resmi. | Open Subtitles | صورة ملكة حادّة الطباع |
| Kötü yarım... somurtkan... tükenmiş kırık, herşeyi bana bırakın. o, benim işte | Open Subtitles | . متجهم ... . |
| Yani somurtkan hep senden bahsediyor. | Open Subtitles | غرامبي) يتحدّث عنك كثيراً |