| Sontaranların büyük amacını ilerletmeye hazırım, efendim. | Open Subtitles | جاهزة و مستعدة لقضية السونتارن العظيمة سيدي |
| Doktor'un meşhur gemisi, Sontaranların elinde. | Open Subtitles | سفينة الدكتور سيئة السمعة بين أيدي السونتارن |
| - Sontaranların zayıflıkları yoktur. | Open Subtitles | السونتارن ليست لديهم نقطة ضعف |
| Martha, Albay Mace'e Sontaranların burada olduğunu söyle. | Open Subtitles | (مارثا) أخبري الكولونيل (مايس) "بأنهم "السونتارنز |
| Martha, Albay Mace'e Sontaranların burada olduğunu söyle. | Open Subtitles | مارثا، أخبري كولونيل (مايس) إنهم (السونتارنز) |
| Çünkü bu, Sontaranların normal savaşma şekli değil. Neyin peşindesiniz? | Open Subtitles | لأن هذه ليست حربَ سونتارن عادية إلى ماذا تخططون ؟ |
| - Şu anda olmaya çalışıyor. Şu küçük savaşçı gurup Sontaranların gemisinde. | Open Subtitles | نعم، إنهم يحاولون ذلك حاليا (هذه المجموعة الصغيرة من المحاربين على سفينة (السونتارن |
| Yüzbaşı Jack Harkness de Sontaranların dünyasına ışınlandı. Geriye kimse kalmadı. | Open Subtitles | و كابتن (جاك هارنس) قد تم نقله إلى عالم السونتارن لم يتبق أي أحد |
| Sontaranların gemisi. | Open Subtitles | سفينة السونتارن |
| Buna benzer bir şey gördün mü hiç? Sontaranların icat ettikleri bir şeydir. | Open Subtitles | من المؤكد بأنه قد تم اختراعه من طرف (السونتارن) |
| Yanlış yapıyorsunuz, Albay. Bu kez, Sontaranların sizden önde olmasını umuyorum. | Open Subtitles | أنت تقوم بخطأ كولونيل للمرة الأولى، أتمنى أن يكون (السونتارن) متقدمين عليكم |
| Fırlatma kodları silinmiş, efendim. Sontaranların işi olmalı. | Open Subtitles | لقد تم مسح رموز الإطلاق سيدي من المؤكد بأنهم (السونتارنز) |
| Ama Sontaranların lazer silahları var. | Open Subtitles | لكن (السونتارنز) يملكون أسلحة الليزر |
| Sontaranların, Doktor olarak tanınan bir düşmanı vardır. | Open Subtitles | هنالك عدو للـ(سونتارن) يُعرف بإسم الدكتور |