| Konserin bütün biletleri tükenmiş ve bizde de bilet yok. | Open Subtitles | باعتبار أن العرض قد بدأ و التذاكر نفذت و نحن لا نملك أى تذاكر |
| Yani ,özetlersek, şimdiki insanların ve nesli tükenmiş olanların genomlarını çalışmaktan ne öğrendik? | TED | ولكي الخص كل هذا اعتقد انه ما يمكن تعلمه من دراسة الجينوم للبشر اليوم وللفصائل المنقرضة |
| Problem şu ki biz alamadan hepsi tükenmiş. | Open Subtitles | , لكن المشكلة هي أن كل الأكاليل التي صنعتها قد بيعت قبل أن تتاح لنا الفرصة بشراء واحد |
| Tükendim, ben... benim sana tükenmiş olmayı anlatmama gerek yok. | Open Subtitles | انا منهك ، انا ليس من الضروري ان اخبرك بكوني منهك |
| Yani, kurtların 90 yıldır Smallville'de nesilleri tükenmiş. | Open Subtitles | أعني لقد أنقرضت الذئاب من سمولفيل منذ 90 عاماً |
| Cephaneniz tükenmiş olabilir ya da ele geçmemek için kaçıyor olabilirsiniz. | Open Subtitles | يمكن ان تهرب خارجا اذا نفدت الذخيرة او من الممكن ان توقف الهرب |
| - Pekala, bu kadar tedavi yeter. tükenmiş olmalısın. | Open Subtitles | حسنا , هذا كثير من العلاج لابد انك مرهقة |
| Hayata dönen soyu tükenmiş bir hayvanın hakkı yoktur. | Open Subtitles | ولا الحيوان المنقرض الذي أعيد للحياة يملك أية حقوق. |
| Değerimi kanıtlıyorum. Sizin fikirleriniz tükenmiş olabilir ama benim hâlâ var. | Open Subtitles | سأثبت إستحقاقي ، ربما نفذت مكنم الأفكار، بينما أنا لا. |
| Gitmeyi ne kadar çok istediğini biliyorum ve hala uğraşıyorum, ama biletler tamamen tükenmiş. | Open Subtitles | أعرف أنك أردت أن تذهبي. ومازلت أحاول لكن التذاكر نفذت. |
| Yani, dinozorlar gibi milyonlarca yıl önce nesli tükenmiş hayvanlar bile... arkalarında bu planları bırakmışlardır. | Open Subtitles | وبعض الحيوانات المنقرضة منذ ملايين السنين كالدينوصور تركت خلفها صورها كى نجدها نحن علينا فقط أن نعرف أين نبحث |
| DNA'da değişiklik yapıp nesli tükenmiş türleri tekrar yaratabilen bir sakinimiz var. | Open Subtitles | لدينا مقيم هنا يستطيع تعديل الحمض الوراثى لإعادة تخليق الأنواع المنقرضة |
| Biletler tükenmiş, yani binlerce biletli seyirci var. | Open Subtitles | لقد بيعت كل التذاكر مما يعني آلاف المشجعين |
| Tüm izleyenler, burada muhteşem bir atmosfer var on bin kişilik arenada tüm biletler tükenmiş durumda Rubio ve Santos, olağanüstü kariyerlere sahip bu iki büyük dövüşçünün karşılaşması uzun zamandır bekleniyordu... | Open Subtitles | ايها المشاهدون نتوقع جوا عاصفا في الحلبة و بيعت التذاكر بالكامل تقريبا 10000 مشاهد لنزال روبيو ضد سانتوس محاربان عظيمان |
| Aslında tam tükenmiş değil mutlu bir boşalma | Open Subtitles | حسناً, لست منهك القوى كما أنا تعب بسعادة |
| Bilmiyorum, tükenmiş 20 yaşında bir adam ve ona çocuk gibi davranıyordum. | Open Subtitles | لا أعلم ، لقد كان فتى منهك بعمر 20 سنة وكنت أعلمه كغلام |
| Günümüzde soyu tükenmiş, bir çift mağara aslanı betimlenmiş. | Open Subtitles | لأنها تمثل زوجاً من أسود الكهوف التي أنقرضت الآن |
| Sana içki önerirdim ama bardaklar tükenmiş gibi duruyor. | Open Subtitles | أود ان اعرض عليك شراباً لكن... لكن يبدو ان الكواب نفدت. |
| Tamamen tükenmiş hissediyordum. Durumu gittikçe kötüleşiyordu. | Open Subtitles | و أنا كنت مرهقة, و حالته كانت تتجه للأسوء |
| Çünkü eğer bu muhabir bizim aslında kim olduğumuzu öğrenirse o Pulitzer ödülü alır, bizse soyu tükenmiş türler listesinde yerimizi alırız. | Open Subtitles | هي تحصل على ترقية و تهنئة و نحن ننضم إلى قائمة النوع المنقرض |
| O bıçak, soyu tükenmiş iblisleri öldürmek için. | Open Subtitles | إنها من أجل قتل الشياطين المُنقرضة |
| Yani bizim yaptığımız soyu tükenmiş türün genlerini yapay bir şekilde türün yaşayan en yakın akrabasının genleriyle hibritleştirmek. | TED | وهو نوع من التهجين الاصطناعي لكائن منقرض بواسطة جينات أقرب كائن حي له. |
| Ve yeniden canlandırılan soyu tükenmiş hayvanları da üzerine çalışabilecekleri bu tür bir güzel haber olarak görüyorlar. | TED | فهم يعتبرون إحياءحيوانات منقرضة من جديد نوعا من الأخبار الجيدةالتي يمكن البناء عليها للمستقبل. |
| Neredeyse öğlen olmuştu. Bitip tükenmiş hâldeydim. | Open Subtitles | عندما حلت الظهيرة كنت مستنفذة بشكل كامل |
| Epey tükenmiş görünüyorsun, eve gidip yat istersen biraz. | Open Subtitles | أنت، تبدو منهكاً. لِم لا تذهب الى المنزل وتنال قسطاً من الراحة. |
| Giller'ın büyüsünün sana yaptıklarından sonra tükenmiş olmalısın. | Open Subtitles | لابد انكِ مُنهكة بعد ما فعله سحر( جيلر)بكِ.. |
| tükenmiş anılar beş cam küreydim yaprakları ve umutları bitmiş. | Open Subtitles | "مستنزفة الذاكرة " كالكرة الزجاجية خالية من الحياة والامل |