| O Travelart'ta çalışıyor ve biz de bu müşterimiz-- | Open Subtitles | إنه يعمل في الفن و كان لدينا العميل نفسه |
| Smoke Out Tadilat ve İnşaat'ta çalışıyor. | Open Subtitles | مالذي يفعله هنا؟ انه يعمل في الترميم والبناء |
| Dostum Mike, Merkezde Pro Shop'ta çalışıyor. Bizi içeri alabilir. | Open Subtitles | صديقي مايك إنه يعمل في دكان في المركز |
| Zavallı kız, bu sıcakta New York'ta çalışıyor. | Open Subtitles | مسكينة ، تعمل في نيويورك في هذا الطقس الحار |
| Kız arkadaşım New York'ta çalışıyor, orada bağlantılarım var. | Open Subtitles | صديقتي تعمل في نيويورك، لذا فلدي بعض العلاقات هناك |
| Senden önceki siber-ajan şu anda Microsoft'ta çalışıyor. | Open Subtitles | أخر عميل في شعبة التقنيات يعمل في "ميكروسوفت" الآن. |
| Galiba Balham'daki Starbucks'ta çalışıyor. | Open Subtitles | اعتقد انه يعمل في ستاربكس في بالهام. |
| Babam Kuzey Hollywood'ta çalışıyor. | Open Subtitles | أبي يعمل في شمال هوليود. |
| Dört aydır Norfolk'ta çalışıyor. | Open Subtitles | كان يعمل في "نورفيك" لأربعه أشهر |
| Ian Starbucks'ta çalışıyor. | Open Subtitles | و (أيان) يعمل في شركة (ستاربكس). |
| Evet, IHOP'ta çalışıyor. | Open Subtitles | أجل، إنّه يعمل في "آي-هوب". |
| New York'ta çalışıyor. | Open Subtitles | انه يعمل في (نيويورك). |
| - Polyhedrus'ta çalışıyor. | Open Subtitles | ـ إنه يعمل في (بوليهيدريس). |
| - Helton Barınak'ta çalışıyor. | Open Subtitles | ،(يعمل في ملجأ (هيلتون |
| Sophie, perşembeleri ve pazarları Kızıl Haç'ta çalışıyor. | Open Subtitles | صوفي" تعمل في الصليب الأحمر"* *أيام الأحد والثلاثاء |
| Easy Mart'ta çalışıyor. | Open Subtitles | تعمل في مجمع " إيري " كانوا |
| Los Angeles Times'ta çalışıyor. | Open Subtitles | تعمل في صحيفة "(لوس أنجلس) تايمز". |
| Cambridge de Star Bucks ta çalışıyor. | Open Subtitles | تعمل في ستاربكس في (كامبريدج). |
| AK Desmond Grup'ta çalışıyor. | Open Subtitles | إنها تعمل في مجموعة (أيه كاي ديزموند). |