| Teklifi reddedilen Juana, teselliyi dedesinin özel kütüphanesinde buldu. | TED | تم رفض طلبها، وجدت جوانا العزاء في مكتبة جدها الخاصة. |
| Hiç değilse hayatını dolu dolu yaşamış derdim. Ama artık yaşlandığım için aynı teselliyi bulamıyorum. | Open Subtitles | كنت أفكر، على الأقل لقد قضى حياة كاملة، لكن الآن بما أنني كبير، لا أحصل على نفس العزاء. |
| Aradığım teselliyi bunda bulamayacağıma çok eminim. | Open Subtitles | حسنا، أنا متأكدة تماما. هذا لن يجلب لي العزاء الذي أحتاج. |
| Burada, teselliyi yıldızlarda arıyorum. | Open Subtitles | هنا أسعى لأنشد عزائي للنجوم - ـ أنهُ جميل |
| Genelde teselliyi kitabımızda bulurum. | Open Subtitles | وجدت عزائي لنفسي في الكتاب الجيّد. |
| O vakte kadar ancak bu teselliyi verebilirim. | Open Subtitles | حتى ذلك الحين , لايمكنني التقديم لك سوى العزاء |
| teselliyi sevgili Pennsylvania'sında bulacak, | Open Subtitles | "سيجد العزاء في حبيبته "بنسلفينيا |
| Logan Moore, teselliyi ve kurtuluşu kaykayda bulan sorunlu evin tek çocuğu. | Open Subtitles | (لوغان مور)، صبيّ من منزل مُتفكك، والذي وجد العزاء والخلاص على لوح التزحلق. |
| "...teselliyi sende bulacaksam." | Open Subtitles | "أجد العزاء فيه" |
| teselliyi topluluğunda bul Caleb. | Open Subtitles | إبحث العزاء في فئتك، الآن يا (كايلب) |
| teselliyi topluluğunda bul Caleb. | Open Subtitles | (جد العزاء في فصيلتك يا (كيليب، |
| "teselliyi savaşta arıyorum. | Open Subtitles | ولذا كان عزائي هو أن "أسعى من أجل معركة |