| - Zoya sağ tarafından biraz Topallayarak yürüyordu. Herhalde sorun kalçasındaydı. | Open Subtitles | زويا كانت تمشي ببلاهة وكانت تعرج عرجة بسيطة على رجلها اليسرى |
| Topallayarak kasabaya kadar yürümen uzun sürer... Dur. | Open Subtitles | سيستغرق بعض الوقت للسير إلى المدينة وخصوصا وأنت تعرج |
| Hiçbir şey, ama çabucak Topallayarak kapıdan dışarı çıktı. | Open Subtitles | لا شىء ،لكن.. لقد كان يعرج خارجاً من الباب |
| Çamura ayak izini bıraktı ve birinin onu Topallayarak kaçarken görmesini sağladı. | Open Subtitles | هو ترك أثر القدم في الطين و أراد من شخص ما أن يراه يعرج بعيداً |
| Ben, burada kalacağım yardım bekleyeceğim ve buradan güvenli yere Topallayarak gideceğim. | Open Subtitles | أما بالنسبه لى ، سأبقى هنا لأنتظر المساعدة سأظل أعرج هنا حتى أصل لبر الأمان |
| Zavallı adam hastaneye kadar kendine ait olmayan bir bacakla Topallayarak gelmiş. | Open Subtitles | و هذا الرجل المسكين عرج الى المشفى على ساق ليست ملكه |
| Topallayarak ormana gittiğini görünce peşinden gidip yardım etmek istedim ama sonra... | Open Subtitles | شاهدتها تعرج باتجاه الغابة فلاحقتها لارى هل بأمكاني المساعدة ولكن حينها. |
| Ama o usluydu ve tereddütsüz bütün gün çalışırdı gece olduğunda da ahıra Topallayarak giderdi dövülene ve ertesi sabah tekrar çalışana kadar karanlıkta hareketsiz dururdu. | Open Subtitles | لكنها أطاعتنا وعملت طوال اليوم بلا تردد ومن ثم كانت تعرج إلى الحظيرة ليلاً |
| Topallayarak devam eder. - Peki, ya Childs? Onun bakıcısı hakkında bir şey bulabildin mi? | Open Subtitles | دعها ، لقد جرحت انها سوف تعرج على طول |
| Topallayarak bile gidemez. | Open Subtitles | لاتستطيع حتى ان تعرج |
| Topallayarak bile gidemez. | Open Subtitles | لا يمكنها حتى أن تعرج |
| ...neden Topallayarak mutfağa gidip bize birkaç tane 7-Up getirmiyorsun kovboy? | Open Subtitles | لماذا لا تعرج إلى المطبخ وتحضر لنا شراب (سيفين آب تين) يا راعي البقر |
| İngiliz Jim de Topallayarak yürürdü. | Open Subtitles | وهذا الأنجليزى جيم هو الذى يعرج |
| Oğlum Topallayarak geldi ben de ne olduğunu sordum. | Open Subtitles | دخل إبني يعرج لذا سألته ماذا حدث |
| Çünkü Hendricks de Topallayarak yürürdü elbette. | Open Subtitles | لأن هيندريك كان يعرج بالطبع |
| Bay Mancini hayatının geri kalanını Topallayarak geçirecek ve gayet ciddiyim. | Open Subtitles | ( ( مايسون شنايدر ، مُقاتلالقانون، أجعلهُيكونمُقاتلُكَ، أتصل على الرقم 0100-555-503 السيد ( مانسيني ) سوف يعرج طوال حياتهِ ، وأنا لا أتحدثُ بعاطفيةٍ |
| Bay Mancini hayatının geri kalanını Topallayarak geçirecek ve gayet ciddiyim. | Open Subtitles | ( ( مايسون شنايدر ، مُقاتلالقانون، أجعلهُيكونمُقاتلُكَ، أتصل على الرقم 0100-555-503 السيد ( مانسيني ) سوف يعرج طوال حياتهِ ، وأنا لا أتحدثُ بعاطفيةٍ |
| İşyerinde merdivenleri polyo bir bebek gibi Topallayarak çıkıyorum. | Open Subtitles | في العمل, أعرج على الدرج كطفل مُصاب بشلل الأطــفال. |
| Topallayarak mı? | Open Subtitles | انتظر ، انتظر ، أعرج ؟ |
| Oh, and- Ve Topallayarak yürüyordu. | Open Subtitles | و يمشي بشكل أعرج |
| Ayrıca 20 yıl önce kel bir adamın Topallayarak kampınıza gelip sana lideriniz olmakla ilgili bir şeyler zırvaladığını da biliyorum. | Open Subtitles | كما أعلم أنّه قبل 20 عاماً، عرج رجل أصلع إلى مخيّمك وأسمعك كلاماً غريباً عن كونه قائدكم، وبعدها... |