| İnsanlar Musa'nın dağdan inmekte geciktiğini gördükleri zaman toplandılar. | Open Subtitles | و عندما رأى القوم أن موسى قد تأخر فى النزول من الجبل تجمعوا سويا |
| İnsanlar Musa'nın dağdan inmekte geciktiğini gördükleri zaman toplandılar. | Open Subtitles | و عندما رأى القوم أن موسى قد تأخر فى النزول من الجبل تجمعوا سويا |
| Yüzlerce UFO hayranı Los Angeles'ın çatılarında toplandılar ve onları karşılıyorlar. | Open Subtitles | المئات من الجماهير المتحمسة تجمعوا على أسطح لوس أنجلوس ليرحبوا بوصول الزائرين |
| Artık bir planları vardı. Kabile şefleri detaylar üzerinde çalışmak için toplandılar. | Open Subtitles | الان مع كونهم يملكون خطة , رؤساء القبائل اجتمعوا لعمل على التفاصيل |
| Bu sırada, altıncı Kincho'nun yokluğunda Tama'daki rakunlar bu kötü duruma bir çözüm bulmak üzere toplandılar. | Open Subtitles | في هذه الاثناء , مع غياب كينشو السادس الراكون بتاما اجتمعوا لكي يجدوا حلا لهذه المأساة |
| Konferansın sonunda takım fotoğrafı için toplandılar. | Open Subtitles | في نهاية المؤتمر تجمعوا كلهم لأخذ صورة كفريق |
| Cochran'ın kulübesinin etrafında toplandılar. Çocuğu oraya götürdüler. | Open Subtitles | لقد تجمعوا خارج حجرة (كوكران) لقد أدخلوا الفتى إلى هناك |
| Gördüğünüz gibi, bilge Anand Dev'in tutkunları stüdyonun dışında toplandılar ve bir moda gösterisinde kendisine saldıran Nandita Chopra'yı taciz ediyorlar. | Open Subtitles | ' كما ترؤن إن معجبين (السيد اناند) كثيرين ' ' لقد تجمعوا خارج الاستوديو ' ' إعتراضاً على , نانديتا شوبرا ' |
| Hangarda toplandılar. | Open Subtitles | انهم تجمعوا في الحظيرة. |
| Fikirlerini paylaşmak için... toplandılar. | Open Subtitles | اجتمعوا بغرض.. مشاركة أفكار بعضهم البعض. |
| Bilinen bir sebep için toplandılar. | Open Subtitles | لقد اجتمعوا لقضية مشتركة |