İmparator sürekli inşa ediyor. tuğlayı mermere çeviriyor. | Open Subtitles | الإمبراطور يبنى ويبنى يحول الطوب إلى رخام |
Ve duvardaki her bir tuğlayı bizzat kendim taşıdım. | Open Subtitles | وكل واحد من هذه الطوب على هذا الباب وضعتها بنفسي. |
tuğlayı ortağınızla havuzun tabanında boydan boya itecek ve geri getireceksiniz. | Open Subtitles | انت وشريكك ستقومان بدفع الطوبة على طول قاع المسبح، للأسفل والخلف |
Kafasına tuğlayı geçirdiğim zaman şaka yapmadığımın farkına vardı. | Open Subtitles | و علِم أنني لا أمزح معه عندما ضربته بتلك الطوبة على رأسه |
Dur bir saniye. Ben bu tuğlayı sipariş etmemiştim. | Open Subtitles | انتظر لحظة أنا لم أطلب هذا القالب |
Kurucumuz Eustace Ballard ilk tuğlayı bu binaya kendisi koymuştur | Open Subtitles | الأب المؤسس يوستاس بالارد وضع اللبنة الاولئ في تاسيس نفسه |
Bence bir tuğlayı fren olarak kullanmak büyük sorumsuzluk. | Open Subtitles | إن إستخدام الطوب بدلاً من المكابح تصرّف غير مسؤول |
Yani eğer yılda üretilen 1,2 trilyon pişmiş tuğlayı biyofabrike tuğla ile değiştirirsek her yıl 800 milyon ton CO2 emisyonu azaltabiliriz. | TED | لذا فإذا استطعنا استبدال 1,2 تريليون من الطوب المحروق الذي يُصنَع كلّ سنة بالطوب المصنّع حيويًّا، فسنستطيع تقليل انبعاث ثنائي أكسيد الكربون بنحو 800 مليون طنّ كلّ سنة. |
Bizi her kurtarmaya çalıştıklarında, her bir tuğlayı oynatışlarında içimden "Şimdi patlayacak." diyordum. | Open Subtitles | مع كل الجهود لمحاولة إنقاذنا كل حركة في الطوب أعتقد "إنها ستنفجر" |
tuğlayı unutmuş. Bu benim tuğlam. | Open Subtitles | نسي وضع الطوب هذا طوبي |
O tuğlayı bana getir! | Open Subtitles | أحضر لي أن الطوب! |
Mahkemede adamı öldüren tuğlayı başka çocuğun attığını kanıtlamama rağmen. | Open Subtitles | أنه كان طفل أخر الذى ألقى الطوبة القاتلة |
Sevdiklerimizi ve önemsediklerimizi korumak adına tıbbi gidişatları hakkında soğuk ve katı gerçekleri söylerken, hatta, hayat kaliteleri ile ilgili tahmini gidişattan bahsederken, o kişiyi "sakatlayacak", "yetersizleştirecek" bir duvara ilk tuğlayı koymadığımıza emin olmamız gerekiyor. | TED | في رغبتنا لحماية الذين نهتم بهم وباعطائهم الحقيقة الباردة عن تشخيصهم الطبي أو بالأحرى تشخيصا عن جودة حياتهم المتوقعة يجب علينا التأكد بعدم وضع الطوبة الأولى في الجدار الذي سوف يتسبب في النهاية في اعاقة أحد |
Hey, arkadaşlar. Bu günkü şu tuğlayı gördünüz mü? | Open Subtitles | يا رفاق , هل رأيتم تلك الطوبة "البلكة" اليوم؟ |
Ocağın arkasındaki gri tuğlayı it. | Open Subtitles | أدفع الطوبة الرمادية خلف الموقد |
Aya gidiyorum ve yanımda bu tuğlayı götürüyorum. | Open Subtitles | ...أَنا ذاهبة إلى القمرِ وسأجلب هذه الطوبة... |
Atmasam daha iyi olur. At şu tuğlayı! | Open Subtitles | لا, انا لن اقذف القالب. |
Atmasam daha iyi olur. At şu tuğlayı! | Open Subtitles | لا, انا لن اقذف القالب. |
Şimdi, kafamı salladığımda tuğlayı çekeceksin ve duvar üzerime yıkılacak. | Open Subtitles | الان, عندما أومئ لك , تقوم بسحب اللبنة التي في الاسفل والجدار سيسقط علي |
Şuradaki tuğlayı gördünüz mü? | Open Subtitles | هل ترى هذه اللبنة ؟ |
Ve bir tuğla aldı, bana doğru bağırarak geldi ve sonra tuğlayı tutmayı başardım ve durumu tersine çevirdim. | Open Subtitles | والتقط لبنة وجاء يصرخ علي وتمكنت من اسكات هجماته |
Bu kadınlar burada gördüğünüz gibi 17 adet sınıf yapabilmek için beş yüz bin adet tuğlayı üst üste dizdi. | TED | هذه السيدات حرفيا وضعوا ال500000 طوبة اللاتى يصنعن ال17 خيمة مثل تلك. |