| Bir iyilik istemek için tuhaf bir yol! Seni sevdim, Jasjit. | Open Subtitles | هذه طريقة غريبة لطلب العمل " أنا أحبك يا " جاسجيت |
| Şapka giymek için tuhaf bir yol biliyorum ama rahat hissettiriyor. | Open Subtitles | أعرف إنها طريقة غريبة لارتداءقبعة و لكنها تشعرني بالراحة |
| Bir silahı bana doğrultmak bunu göstermek için tuhaf bir yol. | Open Subtitles | تصويب مسدس ناحيتي هي طريقة غريبة لأظهار ذلك |
| Ona söylemen gerekirdi. Böyle öğrenmek senin için tuhaf bir yol oldu. | Open Subtitles | تعيّن أن تخبريه بشيء هذه طريقة مريبة لتعلم بها |
| Ona söylemen gerekirdi. Böyle öğrenmek senin için tuhaf bir yol oldu. | Open Subtitles | تعيّن أن تخبريه بشيء هذه طريقة مريبة لتعلم بها |
| Kızlarla tanışmak için tuhaf bir yol. | Open Subtitles | تلك طريقة غريبة للإرتباط بالنساء |
| Bu madalyaları dağıtmaya başlamak için tuhaf bir yol. | Open Subtitles | هذه طريقة غريبة لتوزيع الميداليات |
| Kötü haber vermek için tuhaf bir yol değil mi? | Open Subtitles | هذه طريقة غريبة لكسر الأخبار السيئة, ها |
| "...yeni bir hayata başlamak için tuhaf bir yol. | Open Subtitles | ... فهذه طريقة غريبة لبدء حياة جديدة |
| Hayatını geçindirmek için tuhaf bir yol bu. | Open Subtitles | تلك طريقة غريبة لكسب العيش |
| - Öyle. - Göstermek için tuhaf bir yol seçmişsin. | Open Subtitles | لديك طريقة غريبة في قول الأمر |