| Onlar senin Bay Prince'i uçmaya hazır olmadığı konusunda ikna etmen ve bu konuda Donanmayı uyarman gerektiğini iddia ediyorlar. | Open Subtitles | يدّعون أنّه كان يجب عليك أن تتفهم أن السيد برينس لم يكن مستعداً للطيران وأنه كان يجب عليك أن تحذّر البحرية عن حالته |
| Yeryüzündeki diğer Beşinci Kol üyelerini uyarman lazım. | Open Subtitles | يجب أن تحذّر أعضاءَ الرتلِ الخامسِ الآخرين على الأرض. |
| Caroline'ı uyarman gerek. Aramalarıma cevap vermiyor. | Open Subtitles | أودّك أن تحذّر (كارولين)، فإنّها لا تجيب مهاتفاتي. |
| Aumea'yı gidip uyarman için sana ihtiyacım var. | Open Subtitles | أريدُك أن تذهب و تحذّر (أوميا). |
| Yani bir şeyler geldiğinde uyarman için sende bir telefon numarası olmalı. | Open Subtitles | إذن، مؤكد أن معك رقم هاتف لتنبيههم عندما تصل الأشياء |
| Yani bir şeyler geldiğinde uyarman için sende bir telefon numarası olmalı. | Open Subtitles | أقسم إذن، مؤكد أن معك رقم هاتف لتنبيههم عندما تصل الأشياء |
| - Caroline'ı uyarman gerek. | Open Subtitles | -أودّك أن تحذّر (كارولين ). |
| - Onları uyarman gerek. | Open Subtitles | -عليك الذهاب لتنبيههم ... |