| Ona o köşeden uzak durmasını söyledim. | Open Subtitles | طلبت منه أن يبتعد عن ذلك الركن |
| Ona uzak durmasını söyledim, yoksa polisi arayacağımı, sonra içeri girdi. | Open Subtitles | أخبرته أن يبقى بعيداً لهذا إتصلت بالشرطة وقام هم بإقتحام المنزل |
| Ona 3 ay boyunca çamaşır yıkamaktan uzak durmasını söyledim. | Open Subtitles | قلت لها ان تبقى بعيدة من الغسيل لمدة ثلاثة أشهر. |
| - Senin kızlardan uzak durmasını ve sigara içmemesini önceden söylemiştim zaten. | Open Subtitles | أخبرتها مسبقاً أن تبتعد عن أطفالك وهي تعرف جيداً وأن لا يمكنها التدخين |
| Dünyada sevdiğim, değer verdiğim tek insana nasıl olur da benden uzak durmasını söylersin? | Open Subtitles | كيف أستطعت أن تخبر الشخص الوحيد فى العالم الذى أحبة و الذى أهتم بة كثيرا كيف أمكنك أن تقول لة أن يبقى بعيدا عنى |
| Polis ve itfaiye, herkesin telefondan uzak durmasını istiyor. | Open Subtitles | دائرة البوليس والمطافىء تريد من الجميع الابتعاد عن الهاتف |
| Maria'ya Logan'ın odasından uzak durmasını söyledin dimi? | Open Subtitles | لقد قلت لها بأن تبتعد عن غرفة لوغان أليس كذلك؟ |
| Aşağılayıcı olan yetişkin bir erkeğin başka bir yetişkin erkeğe kadının o küçük şeyinden uzak durmasını söylemesi. | Open Subtitles | السخيف هو أن يطلبَ رجلٌ ناضجٌ من رجلٍ ناضجٍ آخر أن يبتعد عن عضو امرأةٍ... |
| Ona uyuşturucudan uzak durmasını söylemiştim. | Open Subtitles | أخبرتُه أن يبتعد عن المخدرات. |
| Ona hayatımdan uzak durmasını söylemiştim. | Open Subtitles | قلت له أن يبتعد عن حياتي |
| uzak durmasını isteyen mahkeme emri olmadan hayır. | Open Subtitles | ليس بدون قرار محكمي ينصّ على أنّ يبقى بعيداً عن المبنى |
| Ben de bu yüzden gidip Küçük Portekizlinle konuştum ve ona benimkinden uzak durmasını söyledim. | Open Subtitles | لذا ذهبت لمعاشركِ الجنسي البرتغالي و لقد أخبرته بأن يبقى بعيداً عما يخصني |
| Anne onun hayatımızdan uzak durmasını istiyorum. | Open Subtitles | لقد حذرته بأن يبقى بعيداً عن حياتنا |
| Bakın, onu uyardım. uzak durmasını söyledim ama dinlemedi. | Open Subtitles | لقد أخبرتها أن تبقى بعيدة و لكنها لم تنصت إلى كلامي |
| Ona sudan uzak durmasını söyle, tamam mı? | Open Subtitles | ، فالتخبرها أن تبقى بعيدة عن المياه ، حسناً ؟ لا للسباحة أو للأشياء من هذا القبيل |
| Işıktan uzak durmasını söyleyin. | Open Subtitles | أخبريها أن تبتعد عن مصدر الضوء |
| Ona mikrodalga fırından uzak durmasını söylemiştim. | Open Subtitles | قلت لها أن تبتعد عن المايكرويف |
| Ve o hayaletin de oğlumdan uzak durmasını istiyorum. | Open Subtitles | وأريد لهذا الشبح أن يبقى بعيدا ً عن ابني |
| Devlet bölgede işi olmayanların oradan uzak durmasını istedi. | Open Subtitles | وقد طلب المحافظ جميع الموظفين غير الضروريين إلى الابتعاد عن المنطقة. |
| Jenny'e Nevins'den uzak durmasını söyledim. | Open Subtitles | لقد أخبرت جيني بأن تبتعد عن نيفينز قالت بأنها ستفعل |
| İnsanlardan uzak durmasını söyledim. | Open Subtitles | أخبرتها أن تبقى بعيدا عن البشر, إنهم سيِّيؤن للغاية. |
| Tüm davayı kilitlemişken ona bundan uzak durmasını söylediğim halde sevgilin Cameron'ın eline hapisten çıkış bileti verdi. | Open Subtitles | و صديقك اعطى (كاميرون) كرت خروج من السجن بعد ان قلت له ان يبقى خارج الموضوع |
| Görecek olursan, ondan uzak durmasını iste. | Open Subtitles | لو رأيتِه قولي له أن يبتعد عني |
| uzak durmasını ne isterdim. | Open Subtitles | ليته ابتعد. |
| Dan, Müdire Queller ona senden uzak durmasını söyledi. | Open Subtitles | دان, المديرة كويلر طلبت منها ان تبتعد عنك |