| Fakat "Uzay zaman nedir?" diye sorduğumda cevap veremiyorlar. | Open Subtitles | لكن إذا سألت حينها ما هو الزمكان فلن تجد إجابة |
| Eğer Uzay zaman kavramı varsa o da düz olduğudur. | Open Subtitles | إذا كان لدينا أي معرفة عن الزمكان فهي فكرة أنه مُمهَّد |
| Fakat Planck ölçeğindeki Uzay zaman yapısında herhangi değişim farklı enerjideki fotonları farklı şekilde etkiliyor. | Open Subtitles | لكن أي تشوهات في بنية الزمكان على مقياس بلانك ستؤثر على الفوتونات بمختلف الطاقات في مختلف الإتجاهات |
| Kıyafetler Uzay zaman sürekliliğinde pek iyi seyahat edemiyor. | Open Subtitles | أعني.. الملابس لا تسافر بشكل جيد عبر نطاق الزمكان |
| Uzay zaman sürekliliği böyle bir şeydir. Sürprizlerle doludur. | Open Subtitles | وهذا هو البعد الآخر للزمن مليء بالمفاجآت |
| - Uzay zaman süreklisi! | Open Subtitles | معادلة الكم للزمن و الفراغ - النظرية النسبية - |
| Uzay zaman sürekliliğini yönlendirmiyordun, onu bozuyordun. | Open Subtitles | أنت لم تكن تتلاعب باستمرارية الزمكان لقد كنت تخربه |
| Sanırım Uzay zaman aralığı yüzünden. | Open Subtitles | أعتقد أنهم قد تبعثروا عبر الزمكان |
| Uzay zaman sıradan bir insana göre Uzay zaman sadece. | Open Subtitles | الزمكان للشخص العادي .. هو الزمكان |
| Uzay zamanı çok iyi bildiklerini sanıyorlar. "Tanrı aşkına, bilirsin işte Uzay zaman. " | Open Subtitles | هم يعتقدوا أنهم يعرفون الزمكان جيداً جداً "فيجيبون "بحق الإله، الزمكان .. |
| Uzay ve zamanın bilinen adıyla Uzay zaman köpüğünün her yöne dönebilen ve kıvrılabilen kaynayan yüzey. | Open Subtitles | إنها كعاصفة هوجاء للزمان والمكان المعروفة برغوة الزمكان حيث يكون النسيج الأساسي للزمان والمكان ملتوياً وملتفاً في كل إتجاه |
| Uzay zaman sürekliliğinin kesintiye uğratılması mı? | Open Subtitles | تعطيل متعمد للاستمرارية الزمكان ؟ |
| - Bütün evren boyunca, Uzay zaman... - ...süreklisinde yırtıklar var. | Open Subtitles | هناك شقوق عبر الزمكان كله |
| Uzay zaman ne? | Open Subtitles | ما هو الزمكان ؟ |
| Kip Thorne'un atomaltı Uzay zaman konulu dersine gidecektim. | Open Subtitles | سأذهب لرؤية (كيب ثورن) يلقى محاضرة عن الزمكان التحت ذرى |
| Uzay zaman koordinatlarını ben programlarım. | Open Subtitles | سأبرمج أحداثيات الزمكان |
| Uzay zaman kopmaya başlıyor. | Open Subtitles | الزمكان يقوم بتمزيق نفسه |
| Ama tabii ki Coat Hill yaramazlık yapmak isteyen... her türlü uzay/zaman varlığı için işaret ateşi vazifesi görmeye devam edecek. | Open Subtitles | وبطبيعة الحال سيستمر (كول هيل) بالعمل مثل المنارة في كل الزمكان لأي كائنات قد يرغبون بإقامة الفساد معه |
| Uzay zaman sürekliliğini göz önüne alırsak her şey değişir. | Open Subtitles | في البعد الآخر للزمن كل شيء يتغير |