ويكيبيديا

    "ve çaresiz" - ترجمة من تركي إلى عربي

    • ويائس
        
    • وعاجز
        
    • ولأنك يائس
        
    • واليأس
        
    • و اليأس
        
    • والضعفاء
        
    • و يائسة
        
    Bugün hasta ve çaresiz bir adama ateş ettim. Open Subtitles أطلقت النار على رجل مريض ويائس اليوم.
    -Yorgun ve çaresiz bir toplumun... içinde yaşıyoruz. Bu insanlar umutlarını yitirmiş. Open Subtitles -نعاني هنا من مجتمع متعب ويائس
    Minik ve çaresiz bebek penguenler korkuyla dona kalır. Open Subtitles يتم تجميد الصغيرة وعاجز البطريق مع الخوف.
    Diğerlerinin arasından o küçük, öldürücü iblisi tanıyabilmek için bir sanatçı, bir deli, utanç dolu, melankolik ve çaresiz biri olmalısınız. Open Subtitles يجب أن تكون فناناً أو مجنوناً، أو غارقاً فى العار والهوس واليأس كى يستطيع أن يميز أكثر الفتيات شيطنة من وسطهن
    Bu da kendisini değersiz ve çaresiz hissetmesine yol açmış. Open Subtitles والذى يقود الى الشعور بأنه لا قيمه له و اليأس
    Yoksul ve çaresiz kalanların, derileri farklı renkte olanların ve kadınların maruz kaldığı bütün o zulümler. Open Subtitles كل الإضطهاد الذي مُورس .. ضد الفقراء والضعفاء لغير أبناء جلدتنا، للنساء ..
    Zayıf ve çaresiz... Open Subtitles ضعيفة و يائسة ...
    Bekar,umutsuz ve çaresiz. Open Subtitles هي مستميتةُ وحيدةُ، ويائس.
    Zayıf, aptal ve çaresiz birini. Open Subtitles شخص يكون غبي, ضعيف , ويائس
    ve çaresiz. Open Subtitles ويائس
    - Bekar,umutsuz ve çaresiz... Open Subtitles - أعزب، مستميت، ويائس...
    Karmakarışık ve çaresiz bir haldeydim. Open Subtitles كنت حائر ويائس
    Bununla birlikte okuyucularımdan aldığım en yaygın tepki minnettarlıktı, dünya görüşlerini uyuşmuş ve çaresiz bir kaderciden çok daha yapıcı bir şeye değiştirdiğim için minnettarlık duyuyorlar, adeta kahramanlık. TED في نفس الوقت، أكثر ردود الشائعة التي حلصت عليها من القُراء هي الإمتنان, الإمتنان لتغيير نظرتهم العالم من مصير خدر وعاجز لشيء أكثر بناء. وحتى بطولي.
    Beni kelepçeli ve çaresiz bıraktınız. Open Subtitles تَركتَني قيّدتُ وعاجز.
    -Kendimi kötü hissettiriyor. -Küçük ve çaresiz hissediyorum. Open Subtitles احس باني طفل صغير وعاجز
    Hayır, geldim çünkü hayatım boyunca bu kadar yalnız ve çaresiz hissetmemiştim. Open Subtitles لا، لا، أتيت لأنّي لم أشعر بهذه الوحدة واليأس في كل حياتي
    O kadar zor durumda ve çaresiz olan birinin senin için her şeyi yapacağını biliyordun. Open Subtitles علمت أنّ شخصاً بتلك القدرة واليأس سيفعل أيّ شئ لك
    Mutsuz ve çaresiz zamanlarda iyiliğin gücü oldu onlar. Open Subtitles حسناً، هي قوة الخير في هذا الوقت من الحزن و اليأس
    Büyük ihtimalle aç ve çaresiz bir tekne hırsızıydı. Open Subtitles ...على الأحري ربما يكون لص قوارب يعاني من الجوع و اليأس - أنت لا تدري هذا -
    Yoksul ve çaresiz kalanların, derileri farklı renkte olanların ve kadınların maruz kaldığı bütün o zulümler. Open Subtitles كل القمع الذى يُمارس ضد الفقراء والضعفاء من النساء ذوات البشره المختلفه
    Zayıf ve çaresiz... Open Subtitles ضعيفة و يائسة

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد