| Bu şeyler arasında vücut sıvıları, seks, fiziksel anormallikler ve ölümden söz edilebilir. | TED | تلك الأشياء مثل السوائل الجسدية والجنس والتشوهات الجسدية والموت. |
| Madem konu avukatlardan ve ölümden açıldı, benim avukatım da vasiyetimde değişiklik yapmamı önerdi. | Open Subtitles | حسناً، بما أننا على موضوع المحاميين والموت فإن محاميي نصحني أن أغير وصيتي و أتعرفين؟ |
| Nitekim, tabiattaki mücadeleden, kıtlık ve ölümden tasavvur edebildiğimiz en övgü dolu nesne yani üstün hayvanların üretimi, doğrudan aşağıdaki gibidir. | Open Subtitles | وهكذا.. من الصراع مع الطبيعة، ومن المجاعات والموت تتبقى أكثر الكائنات تطورا ورقيا يمكن أن نتصورها |
| Burada yaşam ve ölümden bahsettiğimizin farkındasın değil mi? | Open Subtitles | أنت تعي أننا نتكلم عن الحياة والموت هنا. |
| Savaş, salgın, kıtlık ve ölümden bahsediyor. | Open Subtitles | إنها تتحدث عن الحرب والأوبئة والمجاعة والموت |
| "Allah aşkına, bu çocuğu al, onu açlıktan ve ölümden koru" diye yalvardı. | Open Subtitles | هو توسّل إلى : "لأجل الله أن تأخذ هذة "الطفلة وتنقذها من المجاعة والموت |
| Babam görevden, şereften ve ölümden bahsederdi. | Open Subtitles | كان أبي يتكلم عن الواجب والعار، والموت |
| Siz vampirler, beladan ve ölümden başka şey getirmiyorsunuz. | Open Subtitles | أنتم لا تجلبون شيئا سوى المتاعب والموت يا مصاصى الدماء! |
| Birçok komşunu kederden, zarardan ve ölümden kurtarabileceğini bilseydin böyle bir şeytanı yok etmek için ne yapardın? | Open Subtitles | إذا يمكنك أن تنقذ الكثير من جيرانك من الحزن والأذى... والموت... |
| Hayır, burada yaşamdan ve ölümden bahsediyoruz. | Open Subtitles | كلا، إننا نتحدث عن الحياة. والموت. |
| Hepimiz savaş ve ölümden suçluyuz. | Open Subtitles | نحن جميعا مذنبون من الحرب والموت |
| Açlık ve ölümden başkasına ulaşamadık. | Open Subtitles | لا نرى سوى الجوع والموت |
| Açlık ve ölümden başkasına ulaşamadık. | Open Subtitles | لا نرى سوى الجوع والموت |
| - Görev ve ölümden fazlası. | Open Subtitles | - شىء ما أكبر من الواجب والموت - |
| Hastalıklardan ve ölümden kurtarması teklifi ile gelmiş. | Open Subtitles | يوقف فيه المرض والموت |
| Bunca kayıptan ve ölümden sonra? | Open Subtitles | والفقدان والموت ؟ |
| Acıdan ve ölümden daha fazlasını hakediyor, Adam. | Open Subtitles | هو يستحقّ شيئاً (أكثر من الألم والموت يا (آدم |
| - Görev ve ölümden fazlası. | Open Subtitles | -شىء ما أكبر من الواجب والموت |
| Darhk güçlerini korkudan ve ölümden alıyor. | Open Subtitles | (دارك) يستمد قواه من الخوف والموت. |
| Ben Belmont Hanesi'nden Trevor Belmont'um ve ölümden korkmuyorum. | Open Subtitles | ...(أنا (توريفر بيرموند) من آل (بيرموند والموت لم يرعبني يومًا |