| Bazı insanlar sevimlidir ve bazıları da değildir. | Open Subtitles | بعض الناس محبوبون والبعض الأخر غير محبوبين |
| Bazıları ona yalvarır ve bazıları da karşı çıkar. | Open Subtitles | البعض يؤمن به ، والبعض الأخر لا |
| ve bazıları da... kesinlikle çocukların etrafında bulunmaması gereken insanlardan. | TED | وبعضهم أشخاصاً لا ينبغي أن يكونوا بجوار الأطفال نهائياً. |
| Birçoğu fiziksel saldırının bir sonucunda meydana geliyor ve bazıları da aslında hapishanede devam ediyor. | TED | بعضهم نواتج الإعتداء الجسدي، وبعضهم في الحقيقة وضع مستمر بالسجن. |
| Aslında bazıları hayatta kalmayı başardı ve bazıları da daha baskıcı hale geldiler. | TED | في الحقيقة، بعضهم بالفعل نجا بالفعل من التحدي، وبعضهم أصبح أكثر قمعية. |
| İyi insanlar, Sean. ve bazıları da burada dans etti. | Open Subtitles | إنهم فتيان طيبْون, و بعضهم جاء و قام بالرقص هنا |
| Benim zamanımda birçok insana yanlış yaptım ve bazıları da bana yanlış yaptı ama vicdan azabı çektiğim tek şey | Open Subtitles | في زمن مضى اقترفت الكثير من الأخطاء بحق اشخاص كثر و بعضهم عاملني بالمثل بالمقابل لكن أسفي الوحيد فقط كان |
| ve bazıları da der ki kim onun maskesine bakarsa ruhunu kaybeder. | Open Subtitles | وبعضهم يقول من ينظر في قناعه، تـخرج روحه |
| Sevgili Lola bu kaleye çok sayıda sıçan giriyor ve bazıları da bir şekilde küvetlere giriveriyor işte. | Open Subtitles | عزيزتي لولا,الكثير من الجرذان تحوم حول القصر وبعضهم ينتهي به الحال في أحواض السباحه |
| ve bazıları da hiç çıkmaz. | Open Subtitles | وبعضهم لا يظهرون أبداً. |
| ve bazıları da bu partide. | Open Subtitles | وبعضهم في هذه الحفلة. |
| Ama bazıları Matlock* gibi zekiler ya da Elly May Clampett* gibi erdemliler ve bazıları da The Dukes of Hazzard* gibi etrafta manyakça motor süren iğrenç pislikler, o yolları çocuklar kullanıyor. | Open Subtitles | لكن بعضا منها ذكيّة، مثل (ماثوك)... أو ذات نفع، كـ(إلي ماي كلامبت) وبعضهم مثيري للإشمئزاز كـ" ذو ديوكس أوف آزارد"، |
| Çünkü bazıları zengindir ve bazıları da çürümeye bırakılırlar. | Open Subtitles | لأن بعضهم أغنياء و بعضهم الآخر تُرك ليتعفن |