| Bir şartla, bu işe tanıdığım ve güvendiğim birini dahil edeceksin. | Open Subtitles | . شرط واحد ... تضم شخص أعرفه أنا و أثق به |
| Ancak onlar tanıdığım ve güvendiğim insanlar. | Open Subtitles | ولكنهم بشر أعرفهم و أثق بهم |
| Tanıdığım ve güvendiğim biriyle değilsem, gece vakti buraya adımımı bile atmazdım. | Open Subtitles | من المحال أن أدخل إلى هنا إلّا إن كنت مع شخص أعرفه وأثق به |
| Tanıdığım ve güvendiğim bir gazeteciyle konuşuyordum. | Open Subtitles | كنت أتحدث إلى مراسل أعرفه وأثق به. |
| Sevdiğim ve güvendiğim adamın kız kardeşinin düğünü. | Open Subtitles | لأخت الرجل الذي أحبه وأثق به |