| ve şimdi de burada oturmuş, ciddi ciddi sahte vekaletname düzenlemeyi düşünüyorum. | Open Subtitles | وأنا جالس هنا الآن أفكر جدياً فى تزوير توكيل رسمى |
| Karım bir vekaletname imzaladı bu yüzden onun adına iş yapabilirim. | Open Subtitles | لقد وقعت على توكيل يخولني بالتصرف نيابة عنها. |
| Muhasebeciye yetki vermiş, vekaletname vermiş. | Open Subtitles | لقد أعطى توكيل بحسابنا للمحامى |
| Böylece vekaletname alabilir, babanın parasını kontrol edebilirdin. | Open Subtitles | حتى تستطيع الحصول على التوكيل وتتحكم في أمواله |
| Varlıklılarsa, sahte bir vekaletname hazırlıyor ve onların hem bakımlarında hem de banka hesaplarında tam bir hakimiyet kazanıyor. | Open Subtitles | إذا كانوا أثرياء، يقوم بتزوير التوكيل و يحصل على السيطرة الكاملة على رعايتهم و حساباتهم المصرفية |
| Elimizde vekaletname var. Tanrı bizim yanımızda. | Open Subtitles | لدينا التوكيل , لذا سيكون الحظ بجانبنا |
| Hesap açılması için gerekenler Turner'ın aldığı vekaletname ile halledilmiş. | Open Subtitles | تبيّن أن (تيرنر) لديه توكيل عام... لكل الوثائق التي تحتاجها لفتح حساب. |
| - Sen vekaletname imzalarsın | Open Subtitles | - يمكنك التوقيع على توكيل |
| - vekaletname değil bu. | Open Subtitles | -هذا ليس التوكيل |
| vekaletname. | Open Subtitles | التوكيل الرسمى |
| - Evet. vekaletname sekiz sayfa. | Open Subtitles | يتألف التوكيل |