| Bunu sadece sen ona ilacı verdikten sonra hastaneye gittiği için söylüyorsun. | Open Subtitles | تعتقدين ذلك فقط لأنها ذهبت إلى المستشفى بعد أن أعطيتها جرعة الدواء |
| Sanırım şu sarı papyonlu fok balığı memeli kanı tadı verdikten sonra denize saldığım fok balığı olabilir. | Open Subtitles | أعتقد ان الفقمة ذات ربطة العنق الصفراء ربما تكون الفقمة التي أطلقتها إلى البحر بعدما أعطيتها مذاق دماء الثدييات |
| Ona verdikten sonra bir daha yüzüğü düşünmediğimi hatırlıyorum. | Open Subtitles | وأتذكر أننى عنما أعطيتها أياه أننى لم أفكر فيه بعد ذلك مره آخرى |
| Emri verdikten sonra... fırlatma işlemine bir dakika kalacak. | Open Subtitles | لديك تقريبا دقيقة حتى تبدأ إشارة الإنطلاق بعد أن تعطي الأمر |
| İfadeni verdikten sonra, geceyi geçirmek için havaalanı yakınındaki bir otele gideceğiz. | Open Subtitles | بعد أن تعطي شاهدك, أنا و أنتي سنذهب إلى نُزل خارج المطار هذه الليلة |
| Ona en güzel yıllarımı, gençliğimi, en iyi halimi verdikten sonra böyle mi olacaktı? | Open Subtitles | بعد أن أعطيتها أفضل أيامي، بعد أن أعطيتها شبابي، بعد أن أعطيتها أفضل ما لدي. |
| O safkan Alman çoban köpeğini verdikten sonra da mı... hiçbir şey? | Open Subtitles | ولا حتى بعد أن أعطيتها كلبك |
| Ona nişan yüzüğünü verdikten sonra, | Open Subtitles | منذ أن أعطيتها خاتم الخطوبة |
| Bir şeyi verdikten sonra geri alamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تعطي شيئاً ثم تستعيديه، |
| Bay Devereaux'ya ilaçlarını verdikten sonra akşam yemeği için ihtiyar bir kadına refakat eder miydin? | Open Subtitles | بعد أن تعطي سيد (ديفورو) أدويته هل يمكن لطيبة قلبك أن تسمح بانضمامك لسيدة عجوز على العشاء؟ |
| Annen, Jamison'a beni öldürme emri verdikten sonra her işi kendin halledeceksin artık. | Open Subtitles | ستضطر القيام بكل شيء بنفسك بمجرد أن تعطي والدتك الأمر (لجايمسون) بقتلي |