| Kalkanın adamantiyum ve vibranyum parçalarının karışımından yapıldı. | Open Subtitles | هذا الدرع مزيج من الأدمانتيوم وأجزاء من الفابرينيوم. |
| Çok bir şey değil, ama vibranyum gemilerin belli kısımları kırılgan hale dönüşmüşler. | Open Subtitles | ليس بالكثير، لكن أجزاء من هيكل الفابرينيوم أصبح هشاً. |
| vibranyum güç kaynağı oralarda olmalı. | Open Subtitles | الفابرينيوم مصدر الطاقة يجب أن يكون هناك. |
| Bunu. Her bir geminin merkez çekirdeği hiç görmediğim kadar yoğun vibranyum parçalara sahip. | Open Subtitles | هذه، النواة الداخلية من كل سفنهم، فابرينيوم كثيف أكثر من أي شيء رأيته. |
| Ona vibranyum adını verdik, ama her neyse, enerjiyi bir sünger gibi emiyor. | Open Subtitles | نسميها (فابرينيوم). لكن مهما كانت، فهي تمتص الطاقة كإسفنجة. |
| vibranyum. | Open Subtitles | الـ(فايبرانيوم). |
| Öyle mi dersin? vibranyum ne için peki? | Open Subtitles | -لمَ تريد الـ(فايبرانيوم)؟ |
| vibranyum uçlu. | Open Subtitles | الرؤوس من الفابرينيوم. |
| vibranyum'dan bir zırh, Hank. Bakalım bununla neler yapabileceğiz. | Open Subtitles | الدرع من الفابرينيوم يا (هانك)، لنرى ما يمكنك عمله مع هذا. |
| Hulk vibranyum gövdeye vurduğu zaman parçalanmanın hemen öncesinde ışık saçılıyor. | Open Subtitles | عندما يقوم (هالك) بضرب هيكل الفابرينيوم. تضيىء قبل أن تتحطم. |
| Nükleer bir patlama haricinde hiçbir şeyden etkilenmiyor. Ve tabii bir de vibranyum dışında. | Open Subtitles | ما عدا الإنفجار النووي، يمكنه إختراقها، حسناً، لا شيء ما عدا الأقوى من الـ(فابرينيوم). |
| - vibranyum buradan götürülüyor. | Open Subtitles | الـ(فايبرانيوم) يبتعد |
| - vibranyum. | Open Subtitles | "فايبرانيوم." |