| villanın gerçekten inanılmaz bir sahil manzarası var, büro oradaki bir torbacıdan ayarlamış. | Open Subtitles | أوه، انه هذا الشاطئ الرائع أمام الفيلا التي استولى عليها المكتب من مهرب مخدرات |
| Yani, villanın tamiri sırasında biri Choi Soo-jin'i öldürdü ve sonra bir yere gömdü. | Open Subtitles | اذاً شخصٌ ما قتل تشوي سو جن بينما كانت أعمال الاصلاح قائمة في الفيلا وشخصٌ ما دفنها هناك |
| villanın içi ve manzarası harika. | Open Subtitles | ، إن النقاط الرئيسية في غرف ضيوف الفيلا هي الأشياء الداخلية والقدرة على مشاهدة المناظر الطبيعية الخلابة |
| - Ve, diğer işlerimi halledene kadar güzel bir villanın rahatlığına hayır demem. | Open Subtitles | . ؟ و أنا لن أرفض وسائل الراحة من الفيلا المُجهزة حتي أحَضر تجهيزات أخري ؟ |
| Uzaktan villanın güvenlik sistemine giriş yapabildim. | Open Subtitles | ..استطعت الولوج إلى النظام الأمني للفيلا عن بعد |
| Her zaman villanın önüne park edebilirsin. | Open Subtitles | يمكنك دائماً ركنها في الخارج امام الفيلا |
| Birinci sınıf uçuş ücreti, villanın ücreti, yiyecek ve ıvız zıvırlar. | Open Subtitles | طيران الدرجة الأولي تكاليف الفيلا الطعام والنثريات |
| Üzerinde çok durmadım ta ki villanın arazisine girip te | Open Subtitles | لم اعيره اي اهتمام حتى دخلت الى ارض الفيلا |
| Yazlık villanın onun adına kayıtlı olduğuna emin misiniz? | Open Subtitles | هل أنت متأكد أن الفيلا مسجلة بإسم هذا الشخص ؟ |
| Bunu villanın sahibinden öğrendik. | Open Subtitles | عرفنا ذلك من مالك الفيلا |
| Size villanın kalanını gezdireyim. | Open Subtitles | -أتفهم الأمر -سأريك بقية الفيلا |
| villanın önünden de görünmüyoruz. | Open Subtitles | ... لايمكن رؤيتها من امام الفيلا |
| Peki ya villanın içinde? | Open Subtitles | ماذا عن داخل الفيلا ؟ |
| villanın sahibi kim? | Open Subtitles | من هو مالك الفيلا ؟ |
| Belki villanın eski hanımı da aynısını yapmıştır belki de hayır. | Open Subtitles | ربما عشيقة للفيلا الإنكليزي فعل الشيء نفسه... ربما لا. |