| PCR makinesi floresan algılarsa örnek virüs için test pozitiftir, yani bireye virüs bulaşmış demektir. | TED | إذا استشعر جهاز الـ بي.سي.آر وجود تفلور، فإنّ نتيجة عينة فحص الفيروس ستكون إيجابية، يعني بذلك أنّ الشخص مصاب. |
| Mavi olan virüs için. Yeşil olanı ise anti-virüs. | Open Subtitles | الأزرق يحتوي على الفيروس ، الأخضر حتوي على المضاد للفيروس |
| Peki ya dünya çapındaki virüs için söz verdiğin alıcılara ne olacak? | Open Subtitles | ماذا عن كل المشترين حول العالم الذين وعدتموهم بتسليم الفيروس لهم؟ |
| - virüs için bir aşı ama teori aşamasında gerekli ekipmanların olduğu bir yer bulmalıyım. | Open Subtitles | للفيروس. فإنه لا يزال نظريا، ولكن كنت بحاجة إلى العثور على مكان مع المعدات المناسبة. |
| İnsanlara bulaşmaya adapte olan bir virüs için bir marul hücresi yabancı ve yaşanamaz bir bölgedir. | TED | بالنسبة لفيروس متكيف لأن يصيب البشر، فإن خلية من نبات الخس ستكون بيئة غريبة وغير ملائمة. |
| virüs için doğru türü bulursak, kendince geçireceği mutasyonunu izleyebiliriz. | Open Subtitles | إن نقلنا الفيروس إلى النوع الصحيح سيتعدّل من تلقاء نفسه و سنتمكّن من فحص التغييرات التي نحتاجها |
| Suç laboratuvarı az önce aradı. Kan testi, virüs için negatif çıktı diyorlar. | Open Subtitles | إتصل مختبر التحقق بالجرائم ويقولون إن دمه سلبي مع الفيروس |
| Bu bölgelerdeki hücrelerde HPV testleri yapabiliriz fakat virüs için test yapmak bilimsel açıdan mümkün olmasına rağmen yaygın bir uygulama değildir. | TED | وبالتالي نستطيع الكشف عن هذا الفيروس في خلايا هذه المناطق، ولكنّ على الرغم من أن الكشف عن الفيروس ممكن علمياً، إلّا أنّه أمرٌ غير شائع. |
| Fakat mutasyonların bazıları yeni hasta türleri gibi belirli ortamları, virüs için daha uygun hale getirir. | TED | ولكن بعضها يجعل الفيروس أكثر ملائمةً لبيئات محددة... كأن تصيب مضيفين من أنواع جديدة. |
| - Bu virüs için. | Open Subtitles | -*" هذه من أجل الفيروس " -ذاك لم يكن ذنبي " لمزيد من التفاصيل .. |
| Kendisi de bilmiyor, ayrıca virüs için çalışan çok iyi adamlarımız var. | Open Subtitles | "روبين" لا تعلم ولكن رجالنا يعملون على قضية الفيروس |
| virüs için ne kadar para alacaktın? | Open Subtitles | كم ستحصل من أجل الفيروس ؟ |
| Ama virüs için güvenilebilir bir test yoktu. | Open Subtitles | ولكن لم يكن هناك اختبار موثوق للفيروس |
| Kaçamıyorsak, Waller Shrieve'in virüs için aşı ürettiğini söylemişti. | Open Subtitles | طالما لا يمكننا الهرب، فقد قالت (والر) أن (شريف) لديه مصل للفيروس. |
| Young Molly, virüs için en müsait yer. | Open Subtitles | (ستيفن فيشر) يونغ موللي) يعتبر نقطة الصفر للفيروس) |
| Young Molly, virüs için en müsait yer. | Open Subtitles | (ستيفن فيشر) يونغ موللي) يعتبر نقطة الصفر للفيروس) |
| - virüs için geçici bir tedavi yolu buldum. | Open Subtitles | -إنني وجدتُ علاج مؤقت للفيروس |
| Başka bir memeliye adapte olmuş bir virüs için bir insana bulaşmak yalnızca birkaç şanslı mutasyona bakar. | TED | بالنسبة لفيروس متكيف لإصابة حيوان ثدييِّ آخر، فإن إصابة آدمي من الممكن أن تأخذ فقط قليلاً من الطفرات المحظوظة. |