| veya daha iyisi, Peder Weber'e cemaatimizde bir koro isteyip istemeyeceğini sorarız. | Open Subtitles | أو الافضل أن نسأل البابا ويبر لو كان يرغب بفرقة في كنيستنا |
| Perşembe günü, şehre birlikte gider, elbiseni alırız, sen günah çıkarmaya gidersin, ve Peder Weber'e kendi korosunu isteyip istemediğini sorarız. | Open Subtitles | يوم الثلاثاء سنذهب للمدينة سوية تشتري فستانك تذهبي للاعتراف وسنسأل البابا ويبر فيما لو لم يحبذ أن يكون في كنيسته فرقة |
| Yanımda iki çok iyi arkadaşım daha vardı. Richard Weber ve Kevin Vallely | TED | و لقد وقفت هناك مع اثنين من اعز اصقائي ريتشارد ويبر و كيفن فالي |
| mezun oldu ve kendi şirketini kurdu, Gillian Lynne Dans Şirketi, Andrew Lloyd Weber'le tanıştı. | TED | تخرجت من المدرسة الملكية للباليه وأسست شركتها، شركة جيليان لين للرقص، قابلت أندرو لويد ويبر. |
| - FBI. Dani Weber'ı arıyoruz. | Open Subtitles | التحقيقات الفيدرالية نحن نبحث عن داني ويبر |
| Flamingo düştü. Flamingo düştü. Weber ve Duncan güverteye. | Open Subtitles | راقص يسقط, راقص يسقط ويبر و دنكن الي المنصة |
| Tabii, sen ve ortağın Weber bana bir tuzak kuruyor olabilirsiniz. | Open Subtitles | ألا بالطبع , أنت و "ويبر" هذا شركاء وتحاولوا الأيقاع بى |
| Dedektif Weber, adım Hal Donley, bu operasyondan sorumlu özel ajan. | Open Subtitles | المحقق "ويبر" , أنا "هال دونلى" العميل المسئول عن هذه العملية |
| Peder Weber'i arayıp buraya gelmesini söyler misin, lütfen? | Open Subtitles | من فضلك اتصلي بالبابا ويبر واطلبي منه أن يأتي الي؟ |
| Aşai Rabbani'yi çok istiyorum, lütfen Peder Weber'i ara. | Open Subtitles | أريد القربان المقدس اتصلي بالبابا ويبر أرجوك |
| Dinle, Peder Weber'i arayacağım, sonra doktorlara gideceğim, ve onlara ölmek istediğini, ve hayatını kurtarmalarını: | Open Subtitles | اسمعي سأتصل بالبابا ويبر ومن ثم سأذهب للأطباء وأخبرهم أنك تريدين الموت |
| Professor Weber insan ilişkileri konusunda yardıma ihtiyacının olduğunu söyledi. | Open Subtitles | بروفيسور ويبر اخبرني انك بحاجة الى قليل من المساعدة في العلوم الانسانية |
| Bu Bay Weber' in sizden hoşlanmasına bağlı. | Open Subtitles | هناك فرصة إذا أحبك السيد ويبر. |
| Günaydın, Bay Weber. Ben bayan Brent. Evet. | Open Subtitles | صباح الخير سيد ويبر أنا الآنسة برنت. |
| Sıradan bir radyoaktif izotop şimdi de Weber onu kurşun haznesinden çıkaracak. | Open Subtitles | .. الذي يزيله "ويبر" الآن من وحدة الإحتواء الرئيسية |
| Weber boyamadan önce her raptiyeye %15 oranında Uçastik karışımı sürdün mü? | Open Subtitles | هل ثبت 15% من محلول "فلابر" على كل مسمار قبل ان يدهنها "ويبر"؟ |
| - Evet. Dani Weber. Kirk ün çöldeki rehberi. | Open Subtitles | نعم داني ويبر إنه مرشد كريك في الصحراء |
| Komiser Weber Fordham Üniversitesi'nde sanat eğitimi aldı. | Open Subtitles | الملازم "ويبر" دٌرس سرقة الفنون فى "فوردهام" |
| Neden burada olduğumuz hakkında Weber'in hiçbir fikri yok. | Open Subtitles | ويبر ليست لديه فكرة عن ماذا نحن هنا |
| Weber'in beni kapana kıstırma tutkusu bizim avantajımız. | Open Subtitles | أفضل طريقة لتحييد "ويبر" هى تشجيع هوسه بالقبض على |