| Dr. Van Der Woodson'ın odası cevap vermiyor, mesaj bırakabilir miyim acaba? | Open Subtitles | لم يرد احدا من غرفه فان در وودسون لذا اتسائل ان كان يجب ان اترك رسالة |
| Sarah Beesik tarafından yazıldı. Woodson Üniversitesi. | Open Subtitles | مكتوب من قبل ساره بيسيك . جامعة وودسون |
| Bir sürü izi sürülemez küçük banknot bulunduruyorsunuz Bay Woodson. | Open Subtitles | حسناً يوجد الكثير من الدولارات الصغيرة (لتكون بحوزتك، سيد (وودسون |
| İyi geceler Bayan Woodson. | Open Subtitles | ليلة سعيدة، السّيدة وودسون. |
| Carter G. Woodson'ın 1926'da "Zenci Tarih Haftası"nın sebebidir. | TED | وهي السبب الذي دفع كارتر وودسن لإنشاء "أسبوع تاريخ الزنوج" في 1926. |
| Onlara, Tom Woodson olduğumu söyledim ama sanırım biliyorlar. | Open Subtitles | أخبرتهم أن أسمى (توم وطسون). لكن ،أعتقد أنهم يعلمون. |
| Gelin Bayan Woodson | Open Subtitles | تعال فيه، السّيدة وودسون. |
| "Jesse Woodson James. " | Open Subtitles | جيسي وودسون جايمس |
| Woodson ordudan üç hafta önce ihraç edilmiş. | Open Subtitles | تم تسريح (وودسون) من الخدمة قبل ثلاثة أسابيع |
| Woodson'un takım arkadaşıyla konuştum. Beraber kaldığıyla. | Open Subtitles | إذاً تحدثت مع زميل (وودسون) في الفرقة والذي يشاطره سرير المبيت في البحرية |
| Daha da tatlısı... bu Woodson'un şahidi bütün gün uyuyor demektir. | Open Subtitles | نعم, أحب أكواب كعك "سويتر ستيل" هذا يعني أن حجة غياب (وودسون) سليمة لطوال اليوم |
| Woodson'unki soluyor biraz Adam. | Open Subtitles | موضوع (وودسون) بدأ بالتضاؤل بعض الشيء يا (آدم) |
| Ama Roma, şu Thorn Woodson'la konuştuğu için nelerin dışarı sızdığını kestirmek zor. | Open Subtitles | عن تعاون (ستراوس) معنا لكن بما أن (رما) أخبرت (ثورن وودسون) |
| Şu anda Thorn Woodson'un çöpe attığı cep telefonu elimizde. | Open Subtitles | من الصعب القول ما حدث هناك لقد أخرجنا سجلات هاتف (ثورن وودسون) |
| Bay Woodson, bize defalarca bildiklerinizi hiç kimseyle paylaşmadığınızı söylediniz. | Open Subtitles | سيد (وودسون)، أخبرتنا عدة مرات أنك لم تشارك ما تعلمه مع أيّ أحد |
| Santa Barbara'da bir restoran soygunundan hüküm giyen Woodson'un mahkumiyeti Masumluk Projesi avukatlarının hatalı görgü tanığı ifadesini geçersiz saydırmayı başarması ile bozulmuştu. | Open Subtitles | وودسون) أتهم بسرقة) "مطعم محلي في "سانتا باربرا بعد أن قام محامين من منظمة مشروع عدالة بإبطال إفادة شهادة العيان |
| Restoran soygununda Thane Woodson'a tezgah kuran kişiyi biliyorum. | Open Subtitles | أعرف من المسؤول عن سرقة المطعم الذي تم إتهام (ثاين وودسون) بسرقته |
| Bayan Woodson ve Bayan Mathison dışında belirtileri gösteren başkası var mı? | Open Subtitles | بجانب الآنسة (وودسون) و الآنسة (ماثيسون) هل يوجد أحد آخر هنا لديه أعراض ؟ |
| Little Rock'taki Woodson kardeşlere on bir sentten satmıştım. | Open Subtitles | وبعناه إلى الأخوة (وودسن) في (ليتل روك) مقابل 11 سنت. |
| Bak... Bay... Woodson... | Open Subtitles | أنظـر ، سيد "وطسون". |
| Evet, adı Woodson İngiltere'den itibarını kaybetmiş olarak ayrılmış bir adam! | Open Subtitles | انه ودسون ودسون هو الإسم غادرَ إنجلترا تحت سحابة من العار |