| Bir de, odamın yolunu bulursan bir yüzlük daha çalışır. | Open Subtitles | هذه مئة دولار لك , إذا عرفتي طريقك الى غرفتي |
| yüzlük istemiyorum, beşlik istemiyorum, birlik istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريدهم من فئة مئة أو خمسات أو دولارات أعرف، أعرف |
| Tabii birkaç yüzlük de ruhsat onayı için gider. | Open Subtitles | علينا صرف بضع مئات للحصول على الموافقة على ترخيصنا |
| Ne kadar hoş bir kız. Hepsi yüzlük mü? | Open Subtitles | يالها من فتاة جميلة.هل هذه مئات الدولارات؟ |
| Natalie'den bir yüzlük koparabildim. Sadece bu kadar. | Open Subtitles | مائة ، من ناتالي مقابل عدم الثقة هذا جميع ما إستطعت الحصول عليه |
| O zaman sözlü anlaşma yapmalıyız. yüzlük isterim. | Open Subtitles | إذن يجب علينا أن نعقد إتفاقية شفاهية، مائة |
| İçinde birkaç yüzlük ve bolca gazete kağıdı var. | Open Subtitles | لا شيء هناك سوى بضع المئات وبعض الصحف |
| yüzlük istemiyorum, beşlik istemiyorum, birlik istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريدهم من فئة مئة أو خمسات أو دولارات |
| Galiba birileri hep yüzlük kazanmanın kolay olduğunu düşünecek. | Open Subtitles | أعتقد أن شخص سيظن دائماً أنه من السهل صنع مئة |
| - Sana bir yüzlük vereceğim sürmeme izin verirsen. Uzağa gitmeyeceğim. Bir yüzlük mü? | Open Subtitles | سأعطيك مئة دولار إذا تركتني أقودها , سأذهب عبر المدينة |
| O yüzlük, 20 yıldır ortada görmedikleri büyük miktardaki paranın bir parçası. | Open Subtitles | كانت مئة دولار كجزء من رسم ضخم من المال لم يروه منذ عشرين عاماَ |
| Demin birkaç yüzlük kazandım. | Open Subtitles | كل ما ربحته إلى الآن بضعة مئات من الدولارات |
| Uyuşturucu, kumar ya da hırsızlık parası olsaydı, hepsi yüzlük olamazdı. - Haklısın. | Open Subtitles | لن تكون مئات إذا كانت من مخدرات أو مقامرة أو حتى سرقة |
| Peki. Sanırım senden bir kaç yüzlük borç istemenin tam zamanı. | Open Subtitles | حسناً الآن يفترض أن يكون وقت جيد لأسألك اذا كنت تستطيع أن تقرضني بضعة مئات |
| ...kendi kendini bu yarışın içine soktu. Birkaç yüzlük papel için. | Open Subtitles | ووضعها بنفسه لإنقاذ بضع مئات من الدولارات |
| Al, huysuz adam, sana bir yüzlük. Sadece 20 dakika kalacağız. | Open Subtitles | خذ أيها الغريب ، مائة لك سنستغرق ثلث ساعة فقط |
| Bu yüzlük bitene kadar içkiler benden beyler. | Open Subtitles | المشروبات حتى ثمن مائة دولار ايها المحترمون |
| Eğer garajıma yazarsanız, size bir yüzlük veririm. | Open Subtitles | سأعطيكم مائة دولار إن طليتم مرأبي |
| Neden yüzlük taşıyorsun ki? | Open Subtitles | لماذا تحملين المئات ؟ |
| Ben yüzlük papellerden bahsediyorum. | Open Subtitles | نريد التحدث حول المئات |
| 15 yıl önce, hükümet yüzlük banknotu tekrar dizayn etti, rengini değiştirdi, resmi büyüttü. | Open Subtitles | قبل 15 عاماَ أعاد الفيدراليون تصميم فئة المئة دولار غيروا اللون وجعلوا الصورة أكبر |
| Kalpazanların çoğu ellilik ve yüzlük basar. Getirisi yüksek olsun diye, değil mi? | Open Subtitles | معظم المزورون يطبعون فئات الخمسين والمئة والأعلى تُرد، أليس كذلك؟ |
| Bak, burada fazladan bir yüzlük var. | Open Subtitles | إسمع ، هذه مائه دولار إضافية ولكن أسرع |