| Alacağın tek şey o iğrenç ağzını yıkamak için küçük bir sabun. | Open Subtitles | . الشئ الوحيد الذى سوف تحصل عليه شراب قليل لغسل فمك القذر |
| eğer kıyafetleriniz varsa ve onları yıkamak için yeterince zamanınız yoksa, motorsikletine taktığı çamaşır makinesini kapınızın önüne getiriyor | TED | لو كانت لديك ملابس، وليس لديك الوقت الكافي لتغسلها، لقد أحضر ماكينة لغسل الملابس حتى باب منزلك، مثبته على عجلات. |
| Daha o sabah leğeni, hindimi yıkamak için kullanmıştım... | Open Subtitles | قد استعملته بذلك الصباح لغسل الدجاج الرومي |
| Ve bunu da geri dönüştürüp tuvaletler için kullanmak istiyorum, belki el yıkamak için, bilemiyorum. | TED | وفي النهاية أريد أعادة تدوير ذلك، وأعادته لدورات المياه، ربما لغسيل الأيدي به، لا أعلم. |
| Şöyle ki, Mayank'ın ailesi, sabunu banyo yapmak için, çamaşır yıkamak için, bulaşık yıkamak için kullanıyor. | TED | حسنًا، في عائلة مايانك، يستخدم الصابون للاستحمام، ويستخدم لغسيل الملابس، ولغسيل الأطباق. |
| Annesi çamaşır yıkamak için nehre gitti ve onu komşusuna bıraktı. | TED | ذهبت أمه للنهر لتغسل ملابس , و تركته مع جارة . |
| İki tane don yıkamak için koca makineyi sen mi çalıştırdın? | Open Subtitles | هل شغلت الغسالة لأجل زوج من الملابس الداخلية؟ |
| Bulaşıkları yıkamak için mutfağa gittim ama bütün o patırtıya rağmen bir bebek gibi uyumaya devam etti. | Open Subtitles | ذهبت للمطبخ لغسل الصحون كانت تغط في النوم كالأطفال |
| Eşyalarını yıkamak için biraz zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | أنا فقط بحاجة لبعض الوقت لغسل ملابسك وإعادتها لك |
| Eşyalarını yıkamak için biraz zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | أنا فقط بحاجة لبعض الوقت لغسل ملابسك وإعادتها لك |
| Koca kıçını yıkamak için kaç gün harcaman gerektiğini mi sayıyosun? | Open Subtitles | هل تعدين الأيام التي يتطلبها الأمر لغسل مؤخرتك الكبيرة؟ |
| Onları evsizler barınağına bıraktım ve araba yıkamak için kullanılıyorlar. | Open Subtitles | ألفيتهم عند ملجأ المشردين وأستخدموها لغسل السيارات |
| Onları aldatmak ya da, arabalarını yıkamak için lavanta duş jelini kullanmak gibi! | Open Subtitles | كالخيانة أو استعمال صابون استحمامهن لغسل سيارتهم |
| - Ellerimi yıkamak için banyoya gittim ve işte o zaman onu arkamda gördüm. | Open Subtitles | ذهبت إلى الحمام لغسل يدي وهناك رأيته خلفي |
| Bence bulaşıkları yıkamak için daha fazla insan olacağından. | Open Subtitles | أظن، حتى يكون هناك أناس كثر لغسل الأطباق |
| Görülüyor ki tencereyi yıkamak için iki eline de ihtiyacın var. | Open Subtitles | من الواضح أنك تحتاجين إلى يدين إثنتين لغسل القدِر |
| Tekrar söylüyorum: erkekler tuvaletine yüz yıkamak için ayrı bir sabunluk daha lazım. | Open Subtitles | سأقولها مجدداً، حمام الرجال بحاجة إلى صنبور منفصل لغسيل الوجه |
| Bir gün çamaşır yıkamak için eve geldim ve bir şeyler duydum- | Open Subtitles | لقد عدت إلى المنزل ذات يومٍ لغسيل ..ملابسي، وعندها سمعت |
| Ortalama olarak, Mayank'ın ailesi sabunu el yıkamak için en iyi ihtimalle, bazen günde bir defa kullanıyorlar, hatta ellerini haftada bir kez sabunluyorlar. | TED | في المتوسط، في عائلة مايانك، سوف يستخدمون الصابون في أفضل الأحوال لغسيل الأيدي مرة في اليوم، وبعض الأحيان مرة واحدة في الأسبوع |
| Neden işini bulaşık yıkamak için değiştirdin? | Open Subtitles | مالذى جعلك تغير عملك لغسيل الأطباق؟ |