| O yüzden benimle takılmak zorunda falan değildi, yakınlaştık sadece. | Open Subtitles | لذلك فهو ليس مضطرا لمرافقتى او ما الى ذلك كنى مقربين |
| - Bir ara yakınlaştık diye ilişkilerime burnunu sokmaya hakkın yok. | Open Subtitles | فقط لأننا كنا مقربين لمرةٍ لا يعطيكِ الحق للتدخل بشؤوني. |
| Birbirimize çok yakınlaştık. | Open Subtitles | نحن قريبون من شيء ما هنا. |
| 212. yola yakınlaştık. | Open Subtitles | لابد أننا قريبون من 212 |
| Bana hemen Shin Woo Oppa dedin ve yakınlaştık. | Open Subtitles | كنت ستناديني بـ شين وو أوبا وكنا سنكون قريبين |
| Birbirimize daha da yakınlaştık. | Open Subtitles | و بفضل تمارين الرقص أصبحنا قريبين من بعضنا |
| - Neredeyse her gün. Epey yakınlaştık. | Open Subtitles | تقريباً كلّ يوم، لقد أصبحنا مقرّبين |
| Sonra, birbirimize daha da yakınlaştık. | Open Subtitles | ثم أصبحنا مقربين لبعضنا أكثر مما قبل |
| Onlar birbirlerinden uzaklaştı, bizse yakınlaştık. | Open Subtitles | وافترقا، فأصبحنا مقربين من بعضنا |
| Sen dayanılır hale geldiğinde yakınlaştık ama şimdi tuhaf, çıplak bir erkek arkadaşın ve Dalkavuklar Alay'ın var. | Open Subtitles | لقد أصبحنا مقربين... لأنكِ أصبحت مقبولة، لكن الآن أصبح لديك ذلك |
| Edith öldüğünde daha da yakınlaştık. | Open Subtitles | أصبحنا مقربين أكثر |
| Zamanla, yakınlaştık. | Open Subtitles | ومع الوقت أصبحنا مقربين |
| Son zamanlarda yakınlaştık. | Open Subtitles | -لقد اصبحنا مقربين مؤخراً. |
| yakınlaştık, değil mi? | Open Subtitles | -نحن قريبون الآن، صحيح؟ |
| yakınlaştık, değil mi? | Open Subtitles | -نحن قريبون الآن، صحيح؟ |
| - Evet. yakınlaştık. | Open Subtitles | -بالفعل نحن قريبون |
| Dorothy sonradan bizimle buluşacak ve bayağı bir yakınlaştık sonuçta... | Open Subtitles | دورثي ستقابلنا لاحقا وأصبحنا قريبين لفعلها |
| Kendimize güzel bir yer bulup, yakınlaştık. | Open Subtitles | وجدنا لأنفسنا مكانٍ جيد، وأصبحنا قريبين من بعضنا البعض. |
| Tracy ve ben çok yakınlaştık. | Open Subtitles | أنا وترايسي .. أصبحنا قريبين من بعضنا |
| Samantha ve ben çok yakınlaştık, o kadın ise ondan vazgeçti. | Open Subtitles | (سامانثا) وأنا اصبحنا جد مقرّبين وهذه المرأة تخلّت عنها. |
| Açıkçası epey yakınlaştık. | Open Subtitles | لأكون صادقة، أصبحنا مقرّبين. |
| Bu davaya bakarken tanıştık ve yakınlaştık. | Open Subtitles | التقينا عندما كنت اعمل على القضية و تقاربنا |