| - Ne? Lex'e yardım etmek istedi. Etti de. | Open Subtitles | أراد مساعدة ليكس وهذا مافعله لما نجحت بدونه |
| İşin iyi tarafı, abim bir çok insana yardım etmek istedi ve biz de bunun yapacağız. | Open Subtitles | الشيء الجيد هو أن أخي أراد مساعدة العديد من الناس، وهذا ما سنفعله |
| yardım etmek istedi. | Open Subtitles | أراد المساعدة فحسب يشعر بالألم بسبب الذنب |
| - Şerif Connaly soruşturmaya yardım etmek istedi. | Open Subtitles | إنّ الشريف (كونالي) أراد المساعدة في التحقيق |
| Zaman yolculuğunda iletken deneylerim olduğunu biliyordu ve yardım etmek istedi. | Open Subtitles | علم باني اقوم بعمل تجارب على السفر عبر الزمن و اراد المساعده |
| Doris, annemi severdi, ona yardım etmek istedi. | Open Subtitles | "دوريس" أحبت أمي وأرادت مساعدتها |
| Erkekler öylesine sigorta için başkalarıyla evlenmez. - Bana yardım etmek istedi sadece. | Open Subtitles | لايتزوجون لأنهم يريدون اعطائك تأمين من دون سبب لقد أراد مساعدتي فحسب |
| Sırf Mike konusunda yardım etmek istedi diye ona bağırman durumu açıklıyor. | Open Subtitles | تصيح بها لأنها أرادت فقط المجيء للمساعدة في البحث عن (مايك)، شيء منطقي |
| Belki de diğer kadınlara, buna bir son vermeleri için yardım etmek istedi. | Open Subtitles | ربما أرادت مساعدة النساء الأخريات على حل مشاكلهن |
| Hanginiz kıza yardım etmek istedi? | Open Subtitles | ..حسنا إذن من أراد مساعدة الفتاة؟ |
| O çocuğa yardım etmek istedi. | Open Subtitles | (أراد مساعدة هذا الفتى ، لكن (دانيال |
| Frank Castle yardım etmek istedi fakat bunu çok uzattı. | Open Subtitles | (فرانك كاسل) أراد المساعدة ولكنه تصرف بشكل مبالغ |
| Frank Castle yardım etmek istedi ama çok ileri gitti. | Open Subtitles | (فرانك كاسل) أراد المساعدة ولكنه تصرف بشكل مبالغ |
| Astsubay Craig sadece yardım etmek istedi. | Open Subtitles | ضابط الصف (كريغ)... أراد المساعدة. |
| İşin iyi tarafı, abim bir çok insana yardım etmek istedi ve biz de bunun yapacağız. | Open Subtitles | الشيء الجيد هو , اخي اراد المساعده العديد من الناس. وهذا ما سنفعله |
| Doris, annemi severdi, ona yardım etmek istedi. | Open Subtitles | "دوريس" أحبت أمي وأرادت مساعدتها |
| Ama bir parçan bana yardım etmek istedi, değil mi? | Open Subtitles | لكنّ جزءاً منك أراد مساعدتي أليس كذلك؟ |
| Sırf Mike konusunda yardım etmek istedi diye ona bağırman durumu açıklıyor. | Open Subtitles | تصيح بها لأنها أرادت فقط المجيء للمساعدة في البحث عن (مايك)، شيء منطقي |
| Standford'dan mezun oldunca kardeşleri gibi yanımda çalışmasını istedim ama Silvie insanlara yardım etmek istedi. | Open Subtitles | تعلمون، عندما تخرجت سيلفي "من جامعة "ستانفورد أردت لها العمل معي مثل إخوتها ولكنها أرادت مساعدة الناس |