| Yeni Zelanda'da, görme engellilere yardım etmeye çalışan tutkulu bir mucit olan Russell Smith tarafından icat edildi. | TED | لقد إخترعه راسل سميث، مخترع متحمس في نيوزيلند كان يحاول مساعدة المكفوفين. |
| O fotoğraflarda gördüğünüz, zor yoldaki eski bir arkadaşına yardım etmeye çalışan birinden fazlası değil. | Open Subtitles | الذي ترونه في تلك الصور انه لا شيء اكثر من صديق قديم يحاول مساعدة الآخر يخوض وقت عصيب |
| Bu adamlar, bu korkunç adamlar babam gibi ...yahudilere yardım etmeye çalışan iyi bir insanı öldürdüler. | Open Subtitles | أن يبقى هؤلاء الرجال النازيين عديمي الرحمة.. على قيد الحياة بينما يُقتل أبي،ذلك الرجل الصالح الذي حاول مساعدة اليهود |
| Gloria'ya yardım etmeye çalışan kimliğini bulamadığımız adam. | Open Subtitles | عرف باسم " السومري الطيب " الذي حاول مساعدة " قلوريا " |
| Ama sana yardım etmeye çalışan hayatındaki tek adamı, bu yüzden suçlamaya hakkın yok. | Open Subtitles | لكن هذا لا يعطيك الحق لتلومي الرجل الوحيد الذي حاول مساعدتك |
| İmgelemde, her zaman bana yardım etmeye çalışan birini görürüm, kim olduğunu asla çıkaramadığım birini... | Open Subtitles | في الرؤية هناك دائماً شخص ما يحاول مساعدتي شخص ما لم أتمكّن أبداً من رؤيته تماماً |
| Ben sana yardım etmeye çalışan tek kişiydim. | Open Subtitles | أنا الشخص الذي يحاول مساعدتك |
| Bize yardım etmeye çalışan tek kişi Kim'di. | Open Subtitles | (كيم) هي الشخص الوحيد الذي حاول مساعدتنا فعلاً |
| Çünkü bana yardım etmeye çalışan herkese kötü davrandım. | Open Subtitles | لاني اخفقت في معاملة كل شخص حاول مساعدتي. |
| Bir insanın hayatının, iyi bir insan hayatının, ...solup gidişini izledim, birilerine yardım etmeye çalışan adamın. | Open Subtitles | شاهدت حياة هذا الرجل, هذا الرجل الصالح تتلاشى لأنه كان يحاول مساعدة أحدهم |
| Yaralı arkadaşına yardım etmeye çalışan birini hedef alan bir adamı nasıl bir anne yetiştirmiş olabilir? | Open Subtitles | ما نوع هذه الأم التي قامت بتربية شخص ليستهدف عن عمد رجلا يحاول مساعدة صديقه الجريح ؟ |
| Bir sivile yardım etmeye çalışan bir memur vuruldu. | Open Subtitles | أصيب ضابط كان يحاول مساعدة أحد المدنيين |
| - Cinayet kurbanı, bir çocuğa yardım etmeye çalışan ve ölen adam? | Open Subtitles | حاول مساعدة طفل ومن ثم مات بسبب ذلك؟ |
| Kardeşine yardım etmeye çalışan bir çocuğa saldırdın. | Open Subtitles | - ذاك - هاجمت شاباً حاول مساعدة أخته |
| Ben sana yardım etmeye çalışan kişiydim. | Open Subtitles | لقد كنت من حاول مساعدتك |
| Bana yardım etmeye çalışan tek kişiye. | Open Subtitles | الشخص الوحيد الذي كان يحاول مساعدتي. |
| Bize yardım etmeye çalışan bir adamı düşman yaparak Jessica'nın elde ettiği her şeyi mahvetmeye çalıştığını mı? | Open Subtitles | لتخبرني كيف حاولت تدمير كل شيء عملت عليه (جاسيكا) بجعل الرجل الوحيد الذي حاول مساعدتنا عدواً لنا؟ |
| Bana yardım etmeye çalışan bir psikiyatrist. | Open Subtitles | رجل حاول مساعدتي طبيب نفسي |