| Ve bende bu yavru tilkinin yasını tutuyorum. | Open Subtitles | سأكون في حداد على وفاة هدا الثعلب الصغير الرائع |
| Ama onları bildiğim şekillerin yasını tutuyorum. | Open Subtitles | ولكني في حداد على صورتهم التي أعرفها عنهم. |
| Ölümünün yasını tutuyorum ama ondan nefret ediyorum. | Open Subtitles | أنا في حداد لخسارته لكنني اكرهه |
| Oğlumun yasını tutuyorum, ama aynı zamanda bir ülke yönetiyorum. | Open Subtitles | أنا أندب ابنا مات لكني أيضا أدير البلاد. |
| Hâlâ Halikarnas'ta cesurca ölen kardeşin Addaios`un yasını tutuyorum. | Open Subtitles | ،(ما زلت أندب شقيقك (أدايوس (الذي مات ببسالة في (هاليكارناسوس |
| Artık Efendi Te Zhao'nun da ölümünün yasını tutuyorum benim için baba gibi olan bir adamın oğlunun yasını. | Open Subtitles | و الأن انا في حداد علي السيد - تاي تشاو أبن الرجل الذي اعتبرته والدي |
| Babamın yasını tutuyorum. | Open Subtitles | أنا في حداد لوفاة والدي |
| Cromwell'in ölümün yasını tutuyorum. | Open Subtitles | أنا في حداد على وفاة كرومويل |
| Onun yasını tutuyorum. | Open Subtitles | أنا في حداد عليه |
| Yani, hâlâ yasını tutuyorum. | Open Subtitles | أعني، لا زلت في حداد |
| Karımın yasını tutuyorum. | Open Subtitles | أنا في حداد على زوجتي |