| Bunlar kardeşin Joanie'nin domatesleri yani teknik olarak, Joanie'nin yemeğiyle oynuyorum. | Open Subtitles | إنها طماطم أختك لذا تقنياً إنني ألعب بطعام أختك |
| Pek teselli değil biliyorum ama en azından görünüşe göre etrafımız Çin yemeğiyle sarılı şu an. | Open Subtitles | أقلّه وأعلم أن هذه ليست تعزية كافية لكن جليًّا أننا الآن محاطون بطعام صينيّ، صحيح؟ |
| Yani onların içini boşaltıp akşam yemeğiyle dolduracağız. | Open Subtitles | سنقوم بتفريغها ثم ملأها بطعام العشاء |
| ...New York'un kendi yemeğiyle olan ilişkisini geliştirmeye çalışıyoruz. | Open Subtitles | - نحن نحاول أن نرفع من شبكة مدينة نيويورك بالطعام |
| Çin yemeğiyle ödesem nasıl olur? | Open Subtitles | ما رأيكِ في ردّ الدين بالطعام الصينيّ؟ |
| Akşam yemeğiyle başlamaya ne dersiniz? | Open Subtitles | ماذا لو بدأنا بطعام العشاء؟ |
| Şimdi Tayvan yemeğiyle gelecek... | Open Subtitles | سوف يأتي إلى هنا .... الآن بالطعام التايلاندي |