| Hadi, Bölge'yi harekete geçirecek bazı yenilikler için ne kadara ihtiyacınız var, söyle bana. | Open Subtitles | هيا ، اخبرني كم تريد لتبدا بعض التحسينات على المنظقة |
| Restoranın yeni ortakları olarak bazı yenilikler yapıyoruz. | Open Subtitles | وبأعتبارنا شركاء جدد في ملكية المطعم، سنقوم ببعض التحسينات |
| İsminizi gazetelerde okumuş ve davullarda sizin burada... bazı yenilikler yapacağınızı duymuş. | Open Subtitles | لقد قرأ إسمكِ في الورقة و سمع إسمكِ على الطبول .. عن قيامكِ ببعض الإبتكارات هنا. |
| Şimdi, inanılmaz yenilikler, büyük bir enerji, muazzam yetenekler, bu yapı ile bütün bu zorluklar ile başa çıkmayı denemek için seferber olmuşlardır. | TED | الإبتكارات الهائلة, الطاقة الهائلة المواهب الهائلة الان اصبحت متحركة خلال هذا الكيان لمحاولة التعامل مع كل هذه التحديات |
| Ancak yönetmen Tetsuji Takechi gibi sanatçılar tarafından yapılan yenilikler kısa bir süre sonra Kabuki'nin yeniden güçlenmesine sebep oldu. | TED | لكن الابتكار من قبل الفنانين متل المخرج تيتسوجي تاكيشي أدى إلى تجددها بعد فترة وجيزة. |
| Hissedar değeri olan kişiler ya da yenilikler dışındaki altar karakterlere ya da nezakete tapmıyoruz. | TED | نحن لم نعد نتعبد في مذبح السجية، والطيبة، ولكن في مذبح الابتكار والناس الذين ينشئون قيمة المساهمين. |
| İnsan yaratıcılığı ve yenilikler bizi her zaman ileri itti. | TED | الإبداع البشري والابتكار دفعت بنا إلى الأمام دائما. |
| Hepinizi, ilgilendiğiniz yenilikler, istediğiniz makineler üzerine düşünmeye ve size neler söylüyor | TED | وأنا أدعوكم جميعا للتفكير في الابتكارات المهتمّين بها، الآلات التي ترغب في الحصول عليها، |
| Senin sıkı çalışmaların sayesinde o yenilikler mümkün oldu Annie. | Open Subtitles | تلك التحسينات كانت ممكنة فقط بسبب عملك الشاق يا (آني) |
| Bazı yenilikler yapılması gerektiği bir gerçek. | Open Subtitles | بعض التحسينات يجب أن تُنفذ بالطبع |
| - Ne bu birden evde yenilikler? | Open Subtitles | -لمَ كل هذه التحسينات المنزلية المفاجئة؟ |
| Bazı yenilikler yapılabilir. | Open Subtitles | ربما سأقوم ببعض التحسينات |
| Aslında, Frankie'nin getirdiği yenilikler sayesinde sayılarımız yükselişte. | Open Subtitles | في الواقع الأرقام إرتفعت بسبب التحسينات التي قامت بها (فرانكي) |
| Birçok açıdan, önümüzdeki tüm büyük sorunları çözmemizde bize yardım etmek için yeni, harika yenilikler üreteceklerine hepimiz güveniyoruz. | TED | و نحن جميعاَ نعتمد عليهم، بعدة طرق لتقديم الإبتكارات الجديدة العظيمة لمساعدتنا في حل كل هذه التحديات التي تواجهنا . |
| Yani cinsiyet bireyler için şunu mümkün kılmaktadır: bütün türlerden genetik yenilikler miras almak ve yeni türler oluşturmak. | TED | لذا ما يفعله الجنس هو أن يمْكن الفرد أن يعتمد على الإبتكارات الجينية لكل أنواع المجموعات . |
| (Gülüşmeler) Yani mesele, kapitalizmin teknolojik yenilikler karşısında hayatta kalıp kalamayacağı değil. | TED | (ضحك) لذلك، فالسؤال هو ليس ما إذا كانت ستبقى الراسمالية على قيد الحياة وستنزداد الإبتكارات التكنولوجية |
| Kitaptan vazgeçtikten sonra, bir yıl kadar önce Kleiner Perkins ile tanışma ve risk sermayesi ile yenilikler üzerine çalışma şerefine nail oldum. Benim büyük problem olarak gördüğüm meselelere yenilikçi fikirler bulmaya çalıştım. | TED | بعد التخلي عن الكتاب -- كان لي عظيم الشرف لاتمكن من مشاركة كلينير بيركينس منذ حوالي عام , و العمل خلال مغامرة كبيرة بجانب الإبتكار، لمحاولة إيجاد بعض الإبتكارات قد تعمل على حل ما شاهدته كمثال لبعض هذه المشكلات الكبيرة . |
| Ve onlar tasarım ve ötesinde yenilikler yaptılar. | TED | ولكنهم قاموا الابتكار في التصميم وتعدوه. |
| İnovasyonun bu geniş kavramsallaştırmasını ele aldığınızda, Hindistan'ın inovasyon konusunda fazlasıyla temsil edilmediğini anladık. Ancak Hindistan'da bizim tahmin edemediğimiz yenilikler yapılmıştı ve biz bunu, "görünmez inovasyon" olarak adlandırdık. | TED | عندما نتبنى هذا المفهوم الأوسع للابتكار، وجدنا أن الهند ممثلة جيداً في الابتكار، ولكن شكل الابتكار الذي يتم في الهند لم يكن متوقعا، وما قمنا به سميناه "الابتكار الغير مرئي." |
| Bizler çevremizi derinlemesine etkilerken, modern tıp ve teknolojide ortaya çıkan yenilikler, güzel görünmenin asıl anlamını çok ciddi manada etkiliyor. | TED | حتى ونحن نُؤثر في بيئتنا بعمق، الطب الحديث والابتكار التكنولوجي يؤثر تأثيرا عميقا على جوهر ما يعنيه أن تبدو جميلاً. |
| Eğer bu ülkenin çalışan kadınları birer birer bir çocuktan fazlasına katlanamayacağına karar verirse iş gücü, yenilikler, gayrısafi yurt içi hasıla nasıl bir hal alır? | TED | ماذا سيحدث للقوة العاملة، والابتكار والناتج المحلي الإجمالي، إذا قامت الأمهات العاملات في هذا البلد واحدة تلوالأخرى بأخذ قرار أنهن لا يستطعن تحمل القيام بذلك أكثر من مرة؟ |
| Teknolojik yenilikler sayesinde, sporuma daha güçlü ve iyi döndüm. | TED | من خلال الابتكارات التكنولوجية، عدت إلى رياضتي أقوى وأفضل |