| Ama bak, sizinle birlikte yemek yiyorum birlikte yemek yiyoruz. | Open Subtitles | لكن أنظر ، أنا آكل أيضا معك لذا نأكل سوية |
| Onun sırtında yürüyoruz, havasını soluyor, yemeğini yiyoruz... Ve benim isteklerimi yapıyorsunuz. | Open Subtitles | نحن نعمل بارادته، نتنفس هواءه و نأكل طعامه و تقومون بما أريد |
| Akron'daki bebek bakıcısını görebilmeleri için mi sabahın köründe yemek yiyoruz? | Open Subtitles | سوف نأكل عند بزوغ الفجر لكي يذهبا إلى أكرون ليقابلا المربية؟ |
| Biz biftek yiyoruz, canım. Tofulu mu, sebzeli dürüm mü istersin? | Open Subtitles | نتناول اللحم، عزيزتي، هل تريدين لفافة توفو أم لفافة خضار ؟ |
| Benim de yok. Yarın akşam birlikte yiyoruz. | Open Subtitles | ليس لدى شئ أيضاً سوف نتناول العشاء مساء غد |
| Bu gece et makarnası yiyoruz köfte ve et sosuyla beraber. | Open Subtitles | حسنا، اليوم سنأكل شرائح الحم مع كرات اللحم و مرق اللحم. |
| Öyle görünüyor ki, yemeği on küçük kızılderili ile yiyoruz, fakat ev sahibimiz olmadan. | Open Subtitles | يبدو اننا سنتناول العشاء مع العشرة هنود الصغار لكن بدون مضيفنا |
| Amerikalılar elli yıldır rahat içinde yaşarken biz toprak yiyoruz. | Open Subtitles | طوال 50 عاما، عاش الأميركيون برخاء فيما كنا نأكل التراب |
| Tabii şunu söyleyebilirsiniz: "o zaman sadece, tesadüfen, 500 gr böcek yiyoruz." | TED | الآن قد تقول، "أوكي، فحن نأكل 500 جرام فقط على سبيل الصدفة." |
| Hayattan keyif almak için yiyoruz ve para kazanıyoruz. | TED | نحن نأكل و نجمع المال حتى نستطيع الاستمتاع بالحياة. |
| AT: Her gün balık yiyoruz, dünyada en fazla balık tüketen biziz. Fazla hayvanımız yok, dolayısıyla | TED | أنوتي: حسنا، نحن نأكل السمك كل يوم، كل يوم، وأعتقد بأنه لا شك بأن معدل استهلاكنا للسمك هو على الأرجح الأعلى في العالم. |
| Ancak sadece ihtiyacımız olduğu için yemek yemiyoruz, aynı zamanda zevk için de yemek yiyoruz. | TED | ولكننا لا نأكل من باب الحاجة فحسب بل نأكل كذلك من باب الاستمتاع؛ |
| Birlikte biniyoruz, biz, bak, biz, birlikte yemek yiyoruz ve birlikte uyuyoruz. | TED | نركب سوية, وكما تعلمين نأكل سوية. وننام سوية |
| Neden? Artık yaşlanıyoruz, sağlıklı yemekler yiyoruz, egzersiz yapıyoruz. Peki ya aklımız? | TED | لماذا؟ حسنا نحن جيل الطفرة السكانية الكبيرة في الماضي كنا نأكل أكل صحي, نحن نمارس الرياضة , لكن ماذا عن عقولنا؟ |
| Neden mayasız ekmek ve acı otları yiyoruz? | Open Subtitles | لماذا نتناول خبز ليس به خميره و أعشاب مُره ؟ |
| Neden mayasız ekmek ve acı otları yiyoruz? | Open Subtitles | لماذا نتناول خبز ليس به خميره و أعشاب مُره ؟ |
| Eğer ayrılmak istemiyorsan neden birlikte yemek yiyoruz ki? | Open Subtitles | إذا لم ترغبي بتركها فلماذا نتناول هذا الغداء؟ |
| - Evde yiyoruz. - Hasta mısın yoksa? | Open Subtitles | ـ سنأكل بالبيت ـ هل أنت مريض او ما إلى ذلك؟ |
| - Homie, saat 5 oldu. Akşam yemeği yiyoruz. | Open Subtitles | إنها الخامسة مساءا يا عزيزي سنتناول الغذاء |
| Çiftçi pazarlarını seviyoruz. Küçük aile çiftliklerini seviyoruz. Yerel yiyeceklerden söz ediyoruz. Organik yiyoruz. | TED | فنحن نحب أسواق المزراع ونحب المزارع العائلية الصغيرة ونتحدث عن الطعام المحلي ونأكل الأطعمة العضوية |
| Artık tavşanları yiyoruz ya da şanslı bir gündeysek yaban domuzu yeriz. | Open Subtitles | وما نأكله من اللحم الآن فقط الأرانب، أو خنزير بري إن حالفنا الحظ بيوم ما |
| Böylece biz ekmeği yerken, aynı zamanda İsa'nın vücudunu da yiyoruz. | Open Subtitles | لذا، متى نحن نَأْكلُ الخبزَ نحن نَأْكلُ جسمَ السيد المسيح أيضاً. |
| Ramenimizi neden banyoda yiyoruz ki? | Open Subtitles | هل حقاً نحن سناكل الرايمون بالحمام؟ |
| Pam'in annesiyle yatıyorum. Yemek falan da yiyoruz. | Open Subtitles | أنا أقيم علاقة مع أم بـام وبعض الأحيان نتعشى |
| Zamanın başlangıcından beri onları yiyoruz ve kafeslere tıkıyoruz. | Open Subtitles | أعني، كنا نأكلهم ونحبسهم في أقفاص منذ بداية التاريخ |
| Bende yemiyorsak sende yiyoruz. | Open Subtitles | نحن دائما ناكل في بيتك ولا ناكل بشقتي |
| Evlerine zorla giriyoruz, bütün yemeklerini yiyoruz lanet yataklarında uyuyoruz. | Open Subtitles | نحن محبوسون فى منزلهم ولقد اكلنا اكلهم. ونمنا فى أسِرّتهم اللعينه |
| Kargaşadan ve melanetten ekmek yiyoruz. | Open Subtitles | بضاعتنا هي الفوضى والأذى |