| Robbie'nin ailesi yurt dışına çıktıklarında.. hemen eve kabul etti. | Open Subtitles | فقد دعت روبي الى العش عندما سافرو ابويه خارج البلاد |
| Zengiz bir kızı yurt dışına çıkarmak için yardımıma ihtiyacı var. | Open Subtitles | أن أساعدة في تهريبه هو ومعه فتاة غنية إلى خارج البلاد |
| Biliyor musun, daha önce hiç yurt dışına çıkmamıştım. | Open Subtitles | تعلمين, أنا لم أخرج خارج البلاد أبداً قبل الآن |
| Bir gün komşuları Craig'in karısının hastalandığını ve yurt dışına gittiğini duydular. | Open Subtitles | وذات يوم ,سمع الجيران بسفر الزوجة الى الخارج للعلاج. |
| Som zamanlarda yurt dışına çıkıp çıkmadığını biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعرف بأنه ذهب خارج البلاد في الآونة الأخيرة؟ |
| Gizli Servis, kalıpların yurt dışına çıkarıldıklarını düşünüyor, bu yüzden, bu işte önceliği bizim Teşkilata verdiler. | Open Subtitles | الخدمة السرية تعتقد أن لوحات خارج البلاد ، لذا تركت الأولوية |
| yurt dışına ufak bir seyahate gidiyoruz. | Open Subtitles | حسنا كلنا سنذهب في رحلة صغيرة خارج البلاد. |
| Ama asıl sorun, bu Meclis üyelerinin kendi öğretmenlerini göz ardı ederken yurt dışına para dökülmesini desteklemesi. | Open Subtitles | لكن حقيقة أن هؤلاء الأعضاء يفرغون المال خارج البلاد بينما يتجاهلون المعلمين في الوطن |
| Hepsi, Komutan'ın yurt dışına gittiğindeki zamanlar. | Open Subtitles | كلهم عندما كان القائد . منشوراً خارج البلاد |
| İstihbaratımız, bu tabutun içindeki yurt dışına bir şeyler kaçırıldığını söylüyor. | Open Subtitles | معلوماتنا تقول بأن هناك شيئاً يتم تهريبه خارج البلاد عن طريق هذا التابوت |
| yurt dışına satıp, sonra da Marguerite ile sonsuza dek mutlu mesut yaşarsınız. | Open Subtitles | ثم تبيعهم خارج البلاد وتعيش سعيداً مع "مارجريت" إلى الأبد |
| Hiç yurt dışına gittiğini sanmıyorum. | Open Subtitles | أعتقد انه لم يذهب أبداً خارج البلاد |
| Orduya katıIdı 6 yıllığına ve onu yurt dışına gönderdiler. | Open Subtitles | -أين يعيش الآن؟ لقد التحق بالجيش لست سنوات، وقد أرسلوه خارج البلاد |
| Çünkü mücevherleri yurt dışına kaçırmanın bir yolunu arıyordu. | Open Subtitles | ...لأنه كان يسعــى يائسا لإيجاد طرق لتهريب هذه الجواهر خارج البلاد ما دام التوقيت أكثر أمنا |
| Şifreleme sistemini yurt dışına çıkarmak için Bronson'a yardımcı olacak irtibatları olmalı. | Open Subtitles | سيكون لديها الصلات لمُساعدة (برونسون) على نقل نظام التشفير إلى خارج البلاد. |
| Beni imha edecekler. yurt dışına kaçıyoruz. Hemen. | Open Subtitles | سيدمرونني، سنهرب خارج البلاد |
| Bu ayaklanma sırasında, Prens Ali Yusuf'a ait son derece değerli mücevherler yurt dışına kaçırıldı. | Open Subtitles | و في نفس الوقت من هذا الإنقلاب معظم المجوهرات الرائعة و التي تعود ملكيتها للمرحوم الأمير ً علـي يـوسف ً التي تم تهريبها خارج البلاد . |
| Sonra bu bilgiyi yurt dışına sızdırdım. | Open Subtitles | ثم أقوم بتسريب هذه المعلومات الى الخارج |
| Yengem iyileşir iyileşmez yurt dışına çıkıyorum. | Open Subtitles | سأذهب الى الخارج حالما تتحسن حالة عمتي |
| Belki kuzeyden yurt dışına çıkarım. Vazquez hamle yapmanı bekliyordur. | Open Subtitles | ربما الذهاب للشمال من خلال الحدود |
| yurt dışına gitmeye hazırlan. | Open Subtitles | إستعد للسفر للخارج ببطئ |