| Feodal zamanlarda bir lord işgalciyi görmek için yüksekte otururdu. | Open Subtitles | في أوقات الحروب الرب عاش على الأرض المرتفعة ليلاحظ الغزاة |
| Böyle zamanlarda, bir vampir olduğum için şanslı hissediyorum. | Open Subtitles | في أوقات كـ هذهـ , أنا سعيدهـ كونِ مصّاصة دمآء |
| Böyle zamanlarda bir ailenin, gidecek bir evin çok özlemini çekerim. | Open Subtitles | في أوقات كهذه أحن لعائلة لأعود للمنزل لأجلها |
| Böyle zamanlarda bir kasabanın yapması gerektiği gibi omuz omuza durduk. | Open Subtitles | لقد وقفنا جانب بعضنا كتف بكتف في أوقات عسيرة كالتي مررنا بها |
| Bazen gün içinde belirsiz zamanlarda bir kaç kez. | Open Subtitles | كل يوم، أحياناً العديد من المرات في اليوم في أوقات غير متوقعة |
| Bu karmaşık zamanlarda bir miktar nakitinin olması iyidir. | Open Subtitles | الأموال تساعد في أوقات كهذه |
| Bu karmaşık zamanlarda bir miktar nakitinin olması iyidir. | Open Subtitles | الأموال تساعد في أوقات كهذه |