| Bizi çağırmışsınız. Birileri mi zehirlendi? | Open Subtitles | لقد استقبلنـا اتصالاً شخص مـا يعـانـي من تسمم غذائـي ؟ |
| Kral zehirlendi. Biri ilacına bir şey eklemiş. | Open Subtitles | الملك تم تسميمه يبدوا أن أحداً تلاعب في دوائه |
| O zehirlendi. Kozmetik firmaları tarafından. | Open Subtitles | سُممت بمستحضرات التجميل |
| Bir Scientology hikayesi üzerinde çalışırken, köpeği zehirlendi. | Open Subtitles | تم تسميم كلبه أثناء كتابته موضوعاً عن الساينتولوجى. |
| Hükûmet, Bikini Atol'e nükleer silahla saldırdı, binlerce kişi zehirlendi. | Open Subtitles | تفجر الحكومة سراً رؤوساً نووية فوق جزيرة "بيكيني"، مسممة الآلاف. |
| Ama ölecek seviyede mi zehirlendi ya da az miktarda mı bulamadın. | Open Subtitles | و لكنك لم تحدد إذا ما كان قد سمم للموت أو فقط لمضايقته إلى حد ما |
| Bir hemşiremiz vardı ama Shirley Teyze tarafından zehirlendi. | Open Subtitles | لكنها استقالت لانها سممت بواسطة عمتي شيرلي |
| Yani mahkeme binasında zehirlendi. | Open Subtitles | 15دقيقة هذا يعني أنّه سمّم في قاعة المحكمة |
| Babam, düşmanlarımız tarafından zehirlendi. | Open Subtitles | أبي سمّمه أعدائه |
| Zehirlenme. İki adam zehirlendi burada. | Open Subtitles | تسمم لدينا رجلان أصيبا بالتسمم |
| 20 adamım yemekten zehirlendi. | Open Subtitles | لدى 20 رجلا مصابون بحالات تسمم غذائى |
| 1916'da onuruna verilen bir yemekte zehirlendi, vuruldu, bıçaklandı, dövüldü hadım edildi ve en sonunda boğuldu. | Open Subtitles | فى 1916 وهو يتناول عشائه تسمم وقتل بطلقة وطعن وأخصوه... |
| Peki nasıl zehirlendi? | Open Subtitles | لذا، كيف تم تسميمه ؟ هذا هو السؤال |
| Diğeri hayvanlara işkence etmeye bayılıyordu ve düğün ziyafetimizde zehirlendi. | Open Subtitles | ، والأخر كان يسعد بتعذيب الحيوانات وتم تسميمه في وليمة زفافنا ... |
| Vücudum zehirlendi resmen. Bir şeyler ile oyalanmam gerek. | Open Subtitles | جسمي يتم تسميمه أحتاج لبعض الالهاء |
| Big Cosmetics tarafından zehirlendi. | Open Subtitles | سُممت بواسطة مستحضرات التجميل |
| Şimdi sırada, birtakım iyi insanlar zehirlendi. | Open Subtitles | الخبر التالي، تم تسميم بعض الناس اللطفاء. |
| Tedavi esnasında zehirlendi. Şu aldığı haplarla ilgili olmalı. | Open Subtitles | ... كانت بطنها مسممة من تلك الحبوب التى كانت تأخذها |
| Senin halkın yüzünden, bütün gezegenim kriptonitle zehirlendi. | Open Subtitles | بسبب شعبك كريبتونيت، سمم عالمي كله |
| Hayır, hiç kuşkusuz Mary bu odada zehirlendi. | Open Subtitles | لا... بلا شك سممت فى هذه الغرفه |
| zehirlendi, seni beyinsiz budala. | Open Subtitles | لقد سمّم ، أيـّتها الحمقاء. |
| Düşmanlarımız tarafından zehirlendi. | Open Subtitles | سمّمه أعدائنا |
| Marlon Ohio'da bölge başsavcısı, bu sabah garaj yolunda zehirlendi. | Open Subtitles | تعرض للتسمم من العدم في ممر مرآبه هذا الصباح. |
| Kırık bacak için gitti ve zehirlendi. | Open Subtitles | دخلت للمستشفى بسبب ساق مكسورة و تم تسميمها لم يكن لديها حتى فرصة |
| Etrafı sarılan Firavun Akhenaton, en sadık hizmetçisi tarafından zehirlendi. | Open Subtitles | عانت من الصراع الداخلي, و الفرعون (اخناتون) سُمم من أقرب خدمه |