| Ekmek varmış, şu küçük turşulardan varmış, Zeytinler varmış, şu küçük beyaz soğanlardan varmış. | TED | الكثير من انواع الخبز .. والكثير من المخللات .. وانواع الزيتون .. والبصل الابيض الصغير .. |
| Bu son konserve... Zeytinler hariç. | Open Subtitles | هذه آخر علبة، باستثناء الزيتون |
| Zeytinler üzerine fiyonklar koymak bisküviler, bunlar iş değil. | Open Subtitles | ضِعىُ الأقواسَ على السلة وقليلاً من الزيتون وبسكويت ليست بعمل . |
| Petrol olayı tıpkı kurnazlık ve Zeytinler gibi doğa tarafından yaratılmadı. | Open Subtitles | سيدتي، مشكلة البنزين لم تخلقها الطبيعة... مثل الجفاف أو الزيتون أو أي من هذا |
| Bina ticareti, yangın sigortası, Zeytinler. | Open Subtitles | تجارة البناء، التأمين ضد الحريق الزيتون |
| Bina ticareti, yangın sigortası, Zeytinler. | Open Subtitles | تجارة البناء، التأمين ضد الحريق الزيتون |
| Zeytinler bitmiş ve çerezler de. | Open Subtitles | الزيتون قد انتهي من هنا كما انتهت ايضا المكسرات... انا آسف حقا |
| Soğanlar ve Zeytinler dışında her şeyi alacağım. | Open Subtitles | سأخذ كل شيء ما عدى البصل و الزيتون |
| Zeytinler için 600 pound vermişiz. | Open Subtitles | 600,لقد أخذنا باوند من الزيتون |
| Ve en sevdiğin Zeytinler. | Open Subtitles | و الزيتون الذي تحبه... من جزر "سيكلاديس..." |
| - Üç zeytinli martini. Zeytinler kalsın. | Open Subtitles | -مارتيني ثلاثي الزيتون. |
| Zeytinler! | Open Subtitles | الزيتون |
| - Zeytinler kalsın. | Open Subtitles | أمسك الزيتون . |