| Geceleri ve haftasonları görüşürüz... ve ben okula ziyaretine gelirim. | Open Subtitles | سنرى بعضنا في الليل ونهايات الأسبوع وسأتي لزيارتك في المدرسة |
| Sen benim kocamsın. Seni seviyorum. ziyaretine geleceğim çok açık. | Open Subtitles | أنت زوجي ، وانا أحبك من الواضح أن ءأتي لزيارتك |
| Bir baba, ziyaretine bile gelmeyen çocuklarını etkilediğini nasıl umabilir ki? | Open Subtitles | كيف يستطيع أباً الثأثير في أبنائه عندما لا يأتون حتى لزيارته |
| Ailen seni arkadaş ziyaretine bırakır, futbol oynarsın, sanat okuluna gidersin... | Open Subtitles | والديكِ يحضرونكِ لزيارة أصدقائك تتجمعون في سيارة لتلعبوا كرة القدم ، مدارس الفنون |
| ziyaretine gelen tek kişi benim. | Open Subtitles | أتعرف , أنا الشخص الوحيد الذى ذهب لزيارتها |
| Köydeki bir adam grip olmuş. ziyaretine gitmelisin. | Open Subtitles | هناكَ رجل مريض بالأنفلونزا، أريدُ منكَ أن تزوره |
| Kralın ziyaretine ilişkin istihbarattan sorumlu olacak. | Open Subtitles | سوف تكلف بالاستخبارات المتعلقة بزيارة الملك |
| ziyaretine gelemediğim için kusuruma bakma. Ama seni hep sevdiğimden hiç kuşkun olmasın. | Open Subtitles | آسفة لا أستطيع أن أزورك الآن ولكن يجب أن تعلمي أنني دائما أحبك |
| "Hey, Smith, nasıl olur da annen ve kardeşin hiç ziyaretine gelmiyor?" | Open Subtitles | سميث , كيف أمك وأخوك .. لم يأتوا لزيارتك ؟ كان يتلصص |
| Çocukları ziyaretine getiririm. Masanın üstünde bebeğin altını değiştiririm. | Open Subtitles | سأحضر أطفالك لزيارتك سأغير الحفاضات على مكتبك |
| Günde 10 kez telefonda konuşuruz ve ben de ziyaretine gelirim. | Open Subtitles | سنتحدث عبر الهاتف 10 مرات يومياً وسآتي لزيارتك |
| Sabah bundan haberim olsaydı asla ziyaretine gitmezdim. | Open Subtitles | لو علمت برغبتك هذا الصباح لما ذهبت لزيارته |
| Ona baharın ilk aysız gecesinde ziyaretine geleceğimi söyleyin. | Open Subtitles | . أخبره أني سآتي لزيارته قريبـًا . في أول ليلة من الصيف |
| Ailen seni arkadaş ziyaretine bırakır, futbol oynarsın, sanat okuluna gidersin... | Open Subtitles | والديكِ يحضرونكِ لزيارة أصدقائك تتجمعون في سيارة لتلعبوا كرة القدم ، مدارس الفنون |
| Ne yazık ki Clara ziyaretine geldi ve onu buldu... fazla erken. | Open Subtitles | للأسف كارلا قدمت لزيارتها ووجدتها.. مبكراً |
| - ziyaretine gelmeni takdir ettiğini bilmelisin. | Open Subtitles | عليك أن تعرف إنه يقدر إنك تأتى لكى تزوره |
| Eğer birkaç kişi ziyaretine gelirse, endişelenme. | Open Subtitles | لذا لا تصب بالذعر ان فاجأكَ أحدهم بزيارة |
| ziyaretine gelmem bu kadar uzun zaman aldığı için mahcubum. | Open Subtitles | أشعر بالحرج لأن لم أزورك كل هذه المدة |
| ziyaretine geldiğimde bu sesi senin orada da duyacağız. | Open Subtitles | اريد تكرار ذلك في أذني ، عندما اقوم زيارتك |
| Neyse... En azından ailen ziyaretine sevinmiştir, değil mi? | Open Subtitles | حسنا أكيد على الأقل أن والديك سعدوا بزيارتك لهم؟ |
| Hala bakımevinde olduğunu düşünüyordum. ziyaretine gelecektim. | Open Subtitles | فكرت بما أنكِ مازلت بهذا البيت فعلي أن آتي للزيارة |
| Biliyorsun, kaçtığım zaman ziyaretine gelemedim çünkü polislerin ilk bakacağı yerin orası olduğunu düşünmüştüm. | Open Subtitles | تعلمين، عندما هرَبت، لم آتي لزيارتكِ لأني فكرتُ أنهُ المكان الأول الذي ستبحثُ فيه الشرطة عني |
| Bu nedenle gelir gelmez onu ziyarete gitmelisiniz. ziyaretine gitmek mi? Hayır. | Open Subtitles | ـ ولهذا عليك القيام بزيارته بمجرد قدومه لا,لا لست أرى مناسبة لذلك |
| Hapishanede ziyaretine gitmektense sakinleştirici vermeyi tercih ederim. | Open Subtitles | أفضل بقائه مخدراً بدل زيارته في قسم الإعدام |
| Brian her hafta sonu ziyaretine gelir artık. | Open Subtitles | على الأقل براين سيزورك كل نهاية أسبوع. |
| Senin yaşlarındayken annemin hastane ziyaretine gitmiştim. | Open Subtitles | حين كنت بمثل عمرك كنت أزور أمي في المستشفى |