| İşler sarpa sardığında doğaçlama yapmam gerekti. umarım ayağına basmamışımdır. | Open Subtitles | ساءت الأمور، لذا كان عليّ الإرتجال، آمل أنّني لم أتدخل في عملك. |
| Evime yemeğe çağırmak çok küstahca olmamıştır umarım. | Open Subtitles | آمل أنّني لستُ جسوراً أكثر من اللازم، عشاء في منزلي. |
| - Bu yüzden teşekkür ettim. umarım aklınıza fikirler sokmamışımdır. | Open Subtitles | ولهذا شكرتكما، آمل أنّني لم أعطكما أفكاراً. |
| umarım bu sabah seni kantinde hayal kırıklığına uğratmamışımdır, Josh. | Open Subtitles | آمل أنّني لم أُخيّب ظنّك في الكافتيريا هذا الصباح، (جوش) |
| Affedersiniz. umarım rahatsız etmiyorumdur. | Open Subtitles | معذرةً، آمل أنّني لا أقوم بإزعاجك. |
| umarım senin için iyi bir şekilde ölmüşümdür. | Open Subtitles | آمل أنّني قد متّ من أجلك |
| umarım yanılıyorumdur. | Open Subtitles | آمل أنّني على خطأ. |
| Sorun olmaz umarım. | Open Subtitles | آمل أنّني فعلت الصواب |
| - umarım ayağına basmamışımdır. | Open Subtitles | آمل أنّني لم أتدخل في عملك. |
| umarım doğru şeyi yapmışımdır Daniel. | Open Subtitles | آمل أنّني قمت بالصواب، (دانيل) |