| Radyasyondan uzakta güvendeyiz, tabi eğer reaktörün soğutucuları patlamazsa. | Open Subtitles | سنكون آمنين من الاشعاع اذا لم يعمل المفاعل |
| Ne kadar çok sürmeye devam edersek o kadar güvendeyiz. Ne ? | Open Subtitles | كلما حافظنا على المسافة بيننا كلما كنا آمنين, ماذا؟ |
| Bana herkesi güvende tutmam için para ödüyorsun. Bence Ben, evde daha güvenli. | Open Subtitles | أنت تدفعين لي المال لإبقاء الجميع آمنين أظن بأنّ بن أكثر أمانا بالمنزل |
| ve hiç kimse... burada yaşayan insanlar dahil güvenli olmayacak. | Open Subtitles | ولا أحد، ولا حتى البشر الذين يعيشون هنا، .سيكونون آمنين |
| Amman'da bir hangardalar. Tamamen güvendeler. | Open Subtitles | إنهم في حظيرة طائرات في عمّان، آمنين تمامً |
| Şehre çalışmaya giderdik annem ve Carol da evde güven içinde bizi beklerlerdi. | Open Subtitles | كنا سنتوجه إلى المدينة للعمل وأمي وكارول سيبقون آمنين في المنزل, ينتظرون عودتنا |
| Yumurtalar ve iribaşlar büyürken anne ve baba, onları yırtıcılardan korumak için göz kulak oluyorlar. | Open Subtitles | بينما يتكوّن البيض والشراغف، تحرس وزوجها يتأكّدا أنهم آمنين من المفترسين |
| Ve hepimiz buradan sağ salim çıkıp gidelim | Open Subtitles | ونستطيع جميعنا الخروج من هنا آمنين وسالمين |
| Ta ki unutup güvende olana kadar ve artık güvendeyiz. | Open Subtitles | لذا كلّ سنة، أقوم بدفنه أعمق فأعمق، حتّى ظننتُ أنّه إختفى، وأنا آمنة ونحن آمنين |
| Oh, baksana, Mark, hepsin makineli tüfekliler, bu yüzden tanmamen güvendeyiz. | Open Subtitles | اوه, انظر, مارك, لديهم اسلحة رشاشة اذا نحن آمنين تماما |
| Madem o kadar güvendeyiz, nasıl oldu da buraya girebildi? | Open Subtitles | .. إن كُنّا آمنين كيف بحق الجحيم وصلت هي إلى هنا؟ |
| Demek istediğim şu an güvendeyiz, değil mi? | Open Subtitles | اعني، نحن آمنين هنا الان اليس كذلك؟ |
| Ama şimdi yeni bir ateşe ihtiyacımız var, bizi güvenli, emniyetli, sağlıklı ve kalıcı kılacak bir ateşe. | TED | لكننا الآن نحتاج إلى وقود جديد يجعلنا آمنين و محميين , أقوياء و بصحة جيدة. |
| Ortadaki sarı nokta bizim başlangıç noktamız, endüstri öncesi noktası, güvenli faaliyet alanında çok güvende olduğumuz nokta. | TED | النقطة الصفراء في المنتصف هنا تُمثّل نقطة البداية لنا، مرحلة ما قبل الصناعة، حيث نحن آمنين في مساحة عمل آمنة. |
| Param ve silahım güvenli bir biçimde basıp gittik. | Open Subtitles | ، و معي نقودي و مسدسي مازالا آمنين ومن ثم إنطلقنا |
| Kesinlikle güvendeler. Yemin ederim. | Open Subtitles | آمنين كما في بيوتهـــم ، أقسم على ذلك ؟ |
| Ve biz de bunu Thames'deki uzay gemimizde güven içinde seyredebileceğiz. | Open Subtitles | وخلال هذا الوقت ، سنكون آمنين في سفينتنا في نهر التيمز |
| Ve insanlar güvende ailelerini korumak için fedakarlık yapmaya karar verdi, | Open Subtitles | وقرر الناس تقديم القرابين لبقاء أسرهم آمنين |
| Dediklerimizi yaparsanız hepimiz buradan sağ salim çıkarız. | Open Subtitles | ونستطيع جميعنا الخروج من هنا آمنين وسالمين |
| Karıncalar, yumurta ve larvalarını güvenle avcılardan uzak bu yumrulara bırakırlar. | Open Subtitles | وبداخلها، يحتفظ النمل ببيضه ويرقاته آمنين من المفترسين. |
| Şu anki önceliğimiz senin ve grubun geri kalanının güvenliğini sağlamak. | Open Subtitles | أن الأولوية في الوقت الراهن للتأكد أنت وبقية المجموعة تظلُ آمنين |
| Buraya hemen birilerini yollasınlar. Onlara Dikkatli olmalarını söyle. | Open Subtitles | لذلك أحضرى بعض الرجال الى هنا وأخبريهم ان يكونوا آمنين |
| Tanrım onları acıdan koru ve senin ellerinde emniyette olsunlar. | Open Subtitles | يا إلهي، نجهم من المعاناة، واحفظهم آمنين .بين |
| Aşağıdaki salaklar eski evinizi yakabilir ama siz burada güvendesiniz. | Open Subtitles | يمكن لأؤلئك الأغبياء أن يحرقوا منزلكم و ستكون آمنين هنا |
| Thor insanlarımızı buraya getirdi , bunu bizi güvende tutmak için yaptı. | Open Subtitles | ثور أحضرنا الى هنا وصنع هذه ليجعلنا آمنين |