| ve ben de video bağlantısı ile, il milli eğitim müdürü Atkins e bağlanıyorum. | Open Subtitles | وينضم لي عبر الأقمار الصناعية المراقب الحكومي أتكنز |
| Bilirsiniz, Atkins diyeti ile ilgili konuşmayı sevmem, ama her gün bunu soruyorlar, ve bir kaç dakikayı buna harcayabileceğimi düşündüm. Ve bununla ilgili duyduğunuz mit şu; | TED | في الحقيقة لا أحب التحدث عن نظام أتكنز الغذائي, ولكنني اُسأل عنه كل يوم, ولذا أعتقد أنني سوف أتحدث عنه لدقائق. الاسطورة التي تسمع عنها, |
| Annemin 8 saat Atkins'den bahsetmesi. | Open Subtitles | ـ هل تمزحين؟ ثماني ساعات مع أمي تتحدث عن " أتكنز"؟ |
| Atkins diyeti yaptigi icin hep tavuk yerdi. | Open Subtitles | كان يتبع حمية "أتكنز"، لذا كان يتناول الدجاج دوماً. |
| Karen Garner, diğer ismiyle Sarah Atkins, aranan bir kaçaktır. - Onun yerini bulmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | (كارين جارنر) معروفة أيضًا باسمِ (سارة أتكنز)، إنّها هاربةٌ مطلوبةٌ للعدالةِ. |
| Atkins olayı gördüm. | Open Subtitles | أتكنز... لقد رأيته |
| Bay Reese, Karen'in sahte isimlerinden birini, yani Sarah Atkins'i onun yaşadığı yere, Chicago'daki bir daireye kadar izini sürdüm. | Open Subtitles | وهو (سارة أتكنز)... إلى شقّةٍ في "شيكاجو" كانتْ تقطن فيها سابقًا. |