| Bir hiç için gelinemeyecek kadar uzun bir yol. | Open Subtitles | إذن فقد أتيت كل هذا الطريق من أجل لاشيء. |
| Bunca yolu bir hiç için geldiğinize üzüldüm. | Open Subtitles | آسفون، لقد جئت كل هذه الطريق من أجل لاشيء |
| Ailen yedi nesil boyunca burada bir hiç için uğraşmadı. | Open Subtitles | عائلتك لم تقضي أكثر من سبع أجيال هنا من أجل لاشيء |
| Bir hiç uğruna tüm ömrümü parmaklıkların ardında tükettim. | Open Subtitles | أنا لم اقضي أغلب حياتي وراء القضبان من أجل لاشيء |
| Peki,bir hiç uğruna çok fazla emek harcadık. | Open Subtitles | حسناً .. كان هذا الكثير من الجهد من أجل لاشيء |
| Doğru olanı yapmalıyız ki oğlum bir hiç uğruna ölmüş olmasın. | Open Subtitles | علينا أن نُصحح الأمور لأجله، حتى لا تكون وفاته من أجل لاشيء |
| - Eğer münazara provasında batırırsak Casey Anthony ve Anthony Weiner haberlerini boşu boşuna yapmış oluruz | Open Subtitles | -إن فشلنا في المناظرة الافتراضية , سنكون ضيعنا مجهوداتنا في كاسي أنثوني وأنثوني وينر من أجل لاشيء. |
| Hiçbir şeyin anlamı kalmaz, her şey bir hiç için olur. | Open Subtitles | يعني أن كلّ هذا من أجل لاشيء |
| Gerçekten her şey hiç için! | Open Subtitles | أنه حقاً من أجل لاشيء |
| Umarım tüm bunları bir hiç uğruna es geçmemişimdir. | Open Subtitles | اتمنى فقط أنني لم أفسد الامر كله من أجل لاشيء |
| - Bunca şey bir hiç uğruna mıydı? | Open Subtitles | إذا ، ماذا ؟ كل هذا كان من أجل لاشيء ؟ |
| Bazen bir hiç uğruna | Open Subtitles | احياناً من أجل لاشيء |
| O zaman oğlum bir hiç uğruna ölmüş olur. | Open Subtitles | إذن ابني مات من أجل لاشيء |
| hiç uğruna ölmemeleri senin elinde. | Open Subtitles | ذلك لم يكن من أجل لاشيء. |
| Danny'i bir hiç uğruna mezardan çıkardılar. | Open Subtitles | لقد أخرجوه من أجل لاشيء |
| Kıçımızı boşu boşuna yırtıyoruz burada. | Open Subtitles | نحن نعمل وتنكسر ظهورنا من أجل لاشيء |
| Ellie, hayatımın 10 yılını boşu boşuna İnek Sürüsünde geçirmedim. | Open Subtitles | (إيلي) لم أقضي عشر سنوات في الدراسه و المذاكره كثيراً من أجل لاشيء |